KCK nedir?

Yazan: Gazeteler 28 Eylül, 2011 (0) Yorum

Bugün gazetesi yazarı Gülay Göktürk’ün yazısı çok çarpıcı. KCK’yı bize Kürt halkının temsilcileri, Kürt siyasetçiler diye lanse etmeye çalışan PKK ve BDP mihraklarına tokat gibi bir cevap adeta.

KCK NEDİR?

KCK yasama-yürütme-yargı şeklinde örgütlenmiş, devlet içinde ayrı bir devlet yapılanması… KCK’nın Almanya’da toplanan 700 delegelik “Yasama Meclisi” var. Hukukçular tarafından hazırlanmış bir sözleşmesi (anayasası) var. Mahkemeleri, hatta temyiz mahkemeleri var. KCK bölgede faaliyet gösteren işadamlarından “vergi” istiyor. Üstelik örgüt bunu “egemenlik hakkı”nın bir gereği olarak izah ediyor. KCK seçilmiş belediye başkanları ya da milletvekillerine baskı yapıyor. Onları sorguya çekiyor, sorgulama sonucunda bazı başkan ve meclis üyelerine “kınama”, “uyarı” veya “uzaklaştırma” cezası veriyor. Mesela, “Sayın Öcalan” kampanyasına imza atmayan Osman Baydemir KCK’nın belediyede görevli bir elemanı tarafından sorgulandıktan sonra disipline sevk ediliyor. Yine iddianameden, Osman Baydemir’in bir televizyon programına çıkmak için KCK’dan izin istediğini ancak üst düzey yöneticilerin buna da izin vermediğini; ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da 2009 yılındaki yerel seçimlerden önce Diyarbakır’a gelmek için KCK’dan izin istediğini ve onun da izin alamadığını öğreniyoruz. DTP’nin kapatılmasından sonra BDP’nin kurulmasına da, BDP milletvekillerinin Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmamasına da, DTP’ye ait belediyelerde işçi alımı, işçi ücretleri, işten çıkarma, ihalenin verileceği kişi gibi konulara da KCK karar veriyor. Bu konudaki talimatlara uymayanlara cezai yaptırımlar uyguluyor.

Bu, dört dörtlük bir illegal yapılanma tablosu. Bu tabloda KCK hiyerarşi piramidinin tepesinde yer alıyor ve legal-yarı legal bütün oluşumları sevk ve idare ediyor.

Bu kadar da değil, şehirleri şiddete boğan, kana bulayan tüm eylemler de KCK’nın emriyle hayata geçiriliyor. Gösterilerde molotofkokteyli atılması, eylem alanına taşlı-sopalı gelinerek polislere saldırılması, fırsat doğarsa polis linç edilmesi talimatları hep KCK kaynaklı.

Özetle tablo o kadar açık ki, KCK’yı yargılamayan bir hukuk devleti düşünülemez.

Kaynak: Aktif Haber – KCK’yı Yargılamayan Devlet Düşünülemez

Kategoriler : PKK Terörü Etiketler :

Mexsîmê Xemo PKK’lıların Ermeni-Kürtçe Profesörü öldü

Yazan: Gazeteler 22 Haziran, 2011 (0) Yorum

PKK’nın menşeisini ve nerelerden beslendiğini araştırmayan ve bunları bilmeyenlerin gözlerini biraz olsun açmak istiyorum. Ermeni diasporasının yüzyıllık Türkiye kinini boşaltmak için seçebilecekleri en güzel alan, Türkiye topraklarında yaşayan kardeş toplumu birbirine düşürmek. Bunun fitilini ateşlemek için Fransada açtıkları Kürtçe akademileriyle, önce dil bilincini yerleştirmek için 1960′larda ve 70′lerde, o zamana kadar yazılı kaydı bulunmayan bir dilin gramerini yazmaya başladılar. Yazı ve gramer bittikten sonra, tarih oluşturmaya başladılar. En sonund kendi militanlarını Türkiye’nin Doğusuna salmak suretiyle, bir toplumun ayrıştırılmasının savaşını başlattılar.

İşte onların akıl hocalarından Kürtçe profesörü Mexsîmê Xemo ölmüş ve PKK sitelerinde yazdıkları haliyle Ezidi, bizim bildiğimiz haliyle YEZİDİ geleneklerine göre 3 gün törenin akabinde cenazesi toprağa verilmiş. PKK’nın menşei ve şu an halen içinde bulunan gruplar gibi kendisi de ermeni ve yezidi olan bu zat, ölmeden önce verdiği demeçte bakın ne diyor:

Kürtler, Türkçe eğitim veren okulları boykot ettiler. Türkiyenin asimilasyon politikalarını protesto ettiler. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Kürtçe’nin resmi eğitim için Meclis’e dayatmada bulunulmalıdır. Kürtler bu konuyu dayatmalıdır. Bu kadar büyük bir Kürt nüfusu varken parlemento bunu kabul etmelidir. Kürtler bu konuyu BM ye götürmelidir. Bürüksel’e ve diğer tüm uluslararası platformlara atşımalıdır. Elbette ki Türk devleti Kürtlerin kendi dillerinde eğitim görmesini istemiyor çünkü Türkiyenin bölüneceğini düşünüyorlar

Bir ömür boyunca, diaspora ve onların uzantısı olarak bu müslüman milletle mücadele etmiş insanlarla PKK’lıların iş birliği içinde olması ve kürt kardeşlerimizin Avrupada bu kişilerin çevirmiş olduğu filmlerden habersiz olmaları ne kadar üzücüdür.

Kategoriler : PKK Terörü Etiketler :

Nurat Mert BDP Otobüsünde

Yazan: Gazeteler 20 Haziran, 2011 (0) Yorum

Erkek yarısı, fikirlerinden ve söylem tarzından hiç hazetmediğim Nuray Mert nihayet safhını belirlemiş, mertlik yapmış. Helal olsun, PKK ve onların taşeronu BDP ile duble yol yaptı, baya bi ilerler bundan sonra.

Güneydoğu’ya yapılan duble yorumdan dolayı Başbakan Erdoğan’ın sert tepkisini çeken gazeteci Nuray Mert, BDP otobüsü üzerinde zafer işareti yaparak halkı selamladı.

12 Haziran seçim sonrası teşekkür turlarına çıkan Barış ve Demokrasi Partisi yöneticilerinin dün sürpriz bir konuğu vardı. Seçimlerden önce Erdoğan’ın eleştirisi ile dikkatleri üzerine çeken gazeteci Nuray Mert, Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk’le birlikte ziyaretlere katıldı.

Kaynak: Habervaktim

Kategoriler : PKK Terörü Etiketler :

2009′un Mustafa Akaydın’ı – 2011 Kemal Kılıçdaroğlu

Yazan: Gazeteler 30 Mayıs, 2011 (0) Yorum

Bu iki vatandaşı sitede bildiğiniz üzere çok zikrediyorum. İkisi de boş teneke olduğu için ne kadar çok ses çıkarıyorlar değil mi? Antalya’da Mustafa Akaydın’ın 2 senedir ne yaptığını görmek isteyen gidip görsün. Koca bir sıfır. Halen borç ödüyorum diye yalan söylüyor. Taş üstüne taş koymadığı halde balolarda, bira festivallerinde fink atmaya devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu abisi gibi bol keseden attığı için şimdi kasılmış geçenlerde bu açıklamayı yapmış (kendi borazancılarının sitesinde: buyuksehirantalya.com)

“Önümde daha 3 yıl var. Görev sürem sonunda tüm vaatlerimi yerine getirmiş ya da başlatmış olacağım” dedi.

Sondaki “başlatmış olacağım” sözüne dikkat ettiniz mi? Evet, bekleyip göreceğiz.

Şimdi gelelim yazın başlığına. www.yettigarihoca.com diye bir site açılmış. O kadar güzel bir kıyaslama yapmışlarki Kemal Kılıçdaroğlu ile Mustafa Akaydın arasında ancak bu kadar olur.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Yoksul kadınlara hane başına en az 600 TL aile sigortasından para ödeyeceğiz. Bizim inancımıza göre, sağ elin verdiğini sol el görmeyecek. Biz yoksulu teşhir etmeyeceğiz” (2011- Genel seçimler öncesi )

CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr Mustafa Akaydın, “Öğrenci ve ev hanımlarına yarı zamanlı iş imkanları doğacak. Sağlık ve emeklilik projeleri kapsamında sigortalı, güvenli iş alanları açılacak.” (2009- Yerel seçimleri öncesi) ***

Devamı için: Yetti Gari Hoca

Yetti Gari Hoca Ana sayfası

Kategoriler : Uncategorized Etiketler : , ,

Kemal Kılıçdaroğlu – Süleyman Demirel’in yeni sürümü

Yazan: Gazeteler 24 Nisan, 2011 (0) Yorum

(Not: yazı içinde beyanlarımın hepsinde linkler mevcut, lütfen kontrol ediniz.)
Seçim maratonu başladı, malum televizyonlarda canlı yayınlarda liderler boy göstermeye başladı. Canlı yayında konuşmaları izlerken bilhassa Kemal Kılıçdaroğlu çok dikkat çekici. Hükümete devamlı tahrik noktalarından saldırı yapıyor hemen akabinde vaadlerini diziyordu.

Benim dikkatimi çeken en önemli taraf, kendisinin devamlı “nasıl” sorusuna cevap vermek yerine “ne” yapacağına atfetmesiydi. Bu aslında Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağan hali, belediye başkanlığı seçimiyle alakalı yazdığım “Kemal Kılıçdaroğlu ve Melih Gökçek” başlıklı yazıyı okuyup bir hafıza tazelemesi yaparsanız, televizyonlarda ve propoganda ortamlarında Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl kuru sıkı atıp, ortaya proje koy dendiği zaman üç beş maddeden fazla ortaya koyamadığının resmi (Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Melih Gökçek’in sitesinden aynen alıntılanmıştır) kayıtlarıdır. Şimdilerde;

“projeniz yok, bir şey üretmiyorsunuz” dediklerini, ancak son 6 aydır CHP Genel Merkezinin bir üniversite gibi projeler için çalıştığını

söylüyor. (Kaynak: CNN Türk) sadece 1 konuda araştırma geliştirme yapanlar dahi 2-3 yıl araştırmadan bir sonuca varamazlar ama mevzu CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olduğu zaman 6 ayda bol bol sıkılabiliyor demekki.

Şimdi gelelim yazının başlığına. Kemal Kılıçdaroğlu kuru sıkı atmaya devam ederken, vaadlerin rengi nedense “Süleyman Demirel” leşmiş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu bundan 5 ay önce yaptığı görüşmeden (yazının biraz daha güzel gözüken hali) iyi notlar almış gözüküyor.

Bugünkü iddia ve vaadleri:
-ÖSYM’yi ve sınav sistemini değiştirecekleri
-Ecevit’in Kıbrıs’ı fetheden başbakan olduğu
-Askerliği önce 9 ay sonra 6 aya indireceği
-Taşeron işçiliği bitireceği

İddiaları teker teker ele alalım.
ÖSYM’yi ve sınav sistemini değiştirecekleri
ÖSYM’nin kuruluşu 19 Kasım 1974′e tekabül ediyor. Ne hikmettirki, bu tarih Bülent Ecevit ve CHP iktidarının 2 gün akabine tekabül ediyor. Acaba ÖSYM’nin kuruluşunu ve bugünkü sistem içinde gelişip ulaştığı noktaya kimler kapı açtı ve kimler bu kuruluşları uzun yıllar yönetti?

Ecevit’in Kıbrıs’ı fetheden başbakan olduğu
Ne hikmettirki, Kıbrıs harekatı Bülent Ecevit Londrada iken Necmettin Erbakan vekaleten başbakan iken verilmiş bir karar. Bülent Ecevit harekatı istemiyor ama başından itibaren Erbakan ve Genel Kurmay harekat yapılması yönünde fikir beyan ediyor ve Bülent Ecevit ülke dışına çıkar çıkmaz Erbakan başbakan olarak harekat kararı veriyor. Bülent Ecevit anılarında bunun ortak karar olduğunu belirtmesine rağmen İngiliz gizli belgeleri bunun aksini beyan ediyor.

Askerliği önce 9 ay sonra 6 aya indireceği
Bunda işte aynen Süleyman Demirel fotoğrafı gözüküyor. Profesyonel askerlik ve Türk silah sanayisi için yapılan onca alt yapıdan sonra şimdi bunları demek çok kolay. 3.5 Milyar dolara Sikorsky helikopterlerinin parçalarını Türklerin üretiyor olması kendisinin reddedip, hakaretler savurduğu bir iktidar zamanında olması ne kadar büyük bahtsızlık!!

Taşeron işçiliği bitireceği
Taşeron işçilik, devletin bir işi daha ucuza getirmek ve her işe tutup SSK’lı, özlük hakları olan, kovulamaz ancak “disiplin edilebilir” şahıslar almak ve onları devletin sırtına yük etmek yerine, sosyal hakları “taşeronluk” seviyesinde kısıtlanmış ve ek pozisyonlar oluşturulmuş kişiler. Bu kişiler işe alınırken, “taşeron” olduklarını ve sosyal haklarının olmadığını da biliyorlar ama “devlet baba bize de baksın” şeklinde gecekondu, “ben buldum benim oldu” zihniyetiyle hak talep ediyorlar. Şimdi bu kişileri “MEMUR” etmek istiyor Kemal Kılıçdaroğlu.

Kategoriler : Uncategorized Etiketler : , , ,