Author Archive

Zaman Gazetesi ve Doğan Grubunun YAY-SAT çelişkisi

Posted by Gazeteler 20 Aralık, 2008 (0) Comment

Geçtiğimiz günlerde Doğan Grubunun Vatan Gazetesinden, Zaman gazetesinin önderi olarak nitelendirilebilecek Fethullah Gülen hocaefendiye büyük bir hakaret geldi. Hocaefendinin vaaz görüntülerini rock star kılığına sokan bu vidyo, sevenlerini tahrik etmenin yanında çok kızdırdı. Ama Habervaktim’de geçen bir konuda Turgay Yener bey, bir mevzuya çok güzel dikkat çekmiş. Zaman Gazetesi haricindeki bütün mütedeyyin gazeteler Doğan Grubunun YAY-SAT’ından çıkıp Turkuvaz dağıtım şirketine geçmiş. Zaman gazetesi 900 bin trajına rağmen YAY-SAT’ı kullanmaya devam ediyor. Tabi bu dağıtım, Doğan grubu için neredeyse barajdaki su görevini görüyor, aktıkça Doğan grubu bu işten para kazanıyor. Peki neden? Nasıl? Niçin? Nasıl olur? Yani gerçekten neden? Turgay Yener beyin kafasını karıştıran konu bizim de zihnimizi bir kurt gibi düştü. Basit bir hesapla çıkan tablo şu şekilde:

Basit hesap karşıma şöyle bir tablo çıkardı:

Doğan’ın şirketi Yay-Sat günde 900 bin Zaman gazetesi dağıtıyor. Bunun karşılığında Zaman’dan yüzde 18 dağıtım parası alıyor. Doğan, bu yüzde 18’in yüzde 11’ini gazete bayilerine verirken net yüzde 7’sini kendi kasasına atıyor.

Yani “ayda 850 milyar 500 milyon lira net para” doğrudan Aydın Doğan’ın cebine giriyor.

”Sırtlan sırtlanlığını yapıyor da, niye hâlâ besleniyor”, anlam veremedim.

Kafam karıştı. Tam tamına Zaman gazetesinin her ay düzenli olarak 850 milyar 500 milyon lira parası Doğan’ın kasasına giriyor…

Yaklaşık 1 trilyon… Her ay 1 trilyon…

Dünyayı sarsan şu global ekonomik krizde iyi para!

Bu iş için bana biri izahatta bulunsa da beni bu sıkıntıdan kurtarsa!

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Doğan Grubu, Zaman Tags : , ,

Hürriyet’in İnternet Sitesi içi dolu turşucuk

Posted by Gazeteler 20 Aralık, 2008 (0) Comment

Doğan grubunun sırtlanları, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin bilhassa bu aralar işi cozuttuklarını ve sitenin yarısını erotik ve neredeyse porno içerikli bir site haline getirdiklerini düşünüyordum. Ki, bir araştırma yapılmış ve Hürriyet Gazetesinin internet sitesine girenlerin sadece %44′ünün gerçekten haber okumak ve gündemi takip etmek için girdiğini, kalan %56’sının ise erotik foto galerilerini izlemek için girdiği tespit edilmiş. Bu araştırmaya kendi yazarları bile karşı çıkamaz sanırım çünkü Hürriyet.com.tr’ye her girdiğimde en çok okunan kısımda yayınlanan 10 yazıdan ilk 5′i büyük çoğunlukla erotik galerilerle veya magazin haberleriyle ilgili.

Bu da Hürriyet’in neden porno sayılabilecek foto galerileri yayınlayıp durduğunu ve ana sayfadan siteye girenlerin yaşını başını ayırt etmeden bu görüntüleri ifşa ettikleri ortaya çıktı. Hatırlarsanız bundan önce, porno ve erotik içerik filtreleyen internet servisleri hurriyet.com.tr ‘yi engellemiş ve bunun akabinde Hürriyet Gazetesi “kamuoyuna duyuru, erotik galerileri yayınlamayı durduruyoruz” diye duyuru yapmıştı. Malum düşük belde don durmaz hesabı, hürriyet gazetesinde de don durmadı ve üstünden 1 hafta geçmeden erotik ve porno foto galerilerini yayına koydular.

Hürriyet’e bakanlar okuyanlardan fazla
Hürriyet Internet Sitesi okurlarının sadece % 44`ü haber metinlerinin bulunduğu alanlara giriyor. İnternette tıklanma oranlarını ölçen Alexa sitesinde yer alan verilere göre kalan yüzde 56 ise ağırlıklı olarak “erotik” görüntülerin yer aldığı foto galerilerini tıklıyor.

Hürriyet`in bazı ülkelerde “pornografik site” olduğundan dolayı yasaklı olduğu kulaktan kulağa dolaşıyor. Hangi ülke olduğunu kimse bilmiyor, ama iddiayı “hadi canım sen de” diyerek bir çırpıda yok saymaya kalkanlar, Hürriyet Gazetesi`nin internet sayfasına girdiklerinde “gerçekten de olabilir” diye düşünmekten kendilerini alıkoyamıyor.

Dileyenlerin “http://www.alexa.com/data/details/traffic_details/hurriyet.com.tr” adresinden ulaşabileceği kamuya açık istatistiklere göre Hürriyet Internet Sitesi okurlarının sadece % 44`ü haber metinlerinin bulunduğu “hurriyet.com.tr” alanına giriyor.

Geri kalan okurlar nereyi görüyor? Elbette foto galerileri!

Eh, Hürriyet porno görüntüler yayımlamakta haksız sayılmazmış. (tumgazeteler.com)

Kaynak: Hürriyet’e bakanlar okuyanlardan fazla

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Doğan Grubu, Hürriyet Tags :

Ermeni Soykırımı Özürlülerine bir cevap da Cumhurbaşkanlığından

Posted by Gazeteler 18 Aralık, 2008 (0) Comment

‘Nitekim, TBMM’nin desteklemiş olduğu Ortak Tarih Komisyonu kurulması önerisi de Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı oldukları dönemde yapılmış ve kendileri tarafından uluslararası düzeyde savunulmuştur. Bu atılım, Türk tezlerinin dünya kamuoyuna mal edilmesi bakımından bir dönüm noktası teşkil etmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Devletin ve Hükümetin veya tek tek vatandaşların görüşleri mahfuz kalmak üzere, bu konunun Türk kamuoyunda ve akademik çevrelerde en geniş ve özgür biçimde tartışılmakta olmasını ise Türkiye’de diğer birçok ülkeden daha ileri ve özgür bir demokratik tartışma ortamının mevcudiyetinin, Türk halkının tarihiyle barışıklığının ve kendine duyduğu öz güvenin bir göstergesi olarak görmektedirler.

Sayın Cumhurbaşkanımız, konuyla ilgili görüşlerinin bilinmesine rağmen, konunun küçük siyasi hesaplarla çarpıtılmakta olmasından üzüntü duymuşlardır.”

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel Tags :

Maliye Bakanı Unakıtan yastık altındaki altınlara göz dikti

Posted by Gazeteler 18 Aralık, 2008 (0) Comment

Maliye Bakanımız çok değerli Unakıtan beyefendi; eşi, çocukları ve yakınlarıyla yaptıkları yolsuzluklar, kendi adlarına aldıkları ihaleler ve buradan dile getiremediğim yaptıkları bir sürü işler yetmediği gibi şimdi de yastık altındaki altınlara, hanımların kollarına taktıkları takılara, altınlara göz dikmiş. Kendisi, ailesi ve bütün hacı akrabalarıyla Türkiyeyi hortumalamak için var güçleriyle uğraştıkları için bu yazıyı okuyacak vakitleri yoktur ama yine de ben Mehmet Şevki Eygi beyin geçenlerde yayınladığım yazısını okumalarını tavsiye ederim AKP’ye Hükümete ve bütün umuma

İşi güvenlik sistemi satmak olmayan, işi personel malzemeleri satmak olmayan ve işi daha bunun gibi birçok şeyi yapmak olmayan firmalara sırf sizin akrabanız diye projeleri verip, onlardan aynı malı devlete 2-3 katına aldırmak ne hakka ne izana hiçbirşeye sığmaz.

Meclis Genel Kurulu, 2009 yılı bütçesinin tümü üzerindeki görüşmelere başladı. Köksal Toptan başkanlığında toplanan genel kurulda hükümet adına sunuş konuşması yapan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan‘ın gündeminde küresel kriz ve Türkiye’ye yansımaları vardı.

Rica ediyorum, yastık altındaki altını ekonomiye kazandırın

2003 yılından bu yılın ekim ayına kadar 24,5 milyar dolarlık altın ithal edildiğini bildiren Maliye Bakanı, “Bu altınların da 4,5 milyar dolarını ihraç etmişiz. Turiste sattığımızı da düşelim, geriye kalan 15-20 milyar dolarlık altın nerede Allah aşkına? Nereye gitti bu altınlar? Ya yastık altına gidiyor ya kollarına takıyorlar. Halkımızdan şunu rica ediyorum, lütfen yastık altındaki bu varlıkları ekonomiye kazandırın. Bunu biz şirketlere koysak, şirketlerimizin sermayelerine ilave etsek, güçlü şirketlerle ortaya çıksak kötü mü olur arkadaşlar?” diye konuştu. Krizle birlikte Türkiye’nin önünde fırsatlar olduğuna da işaret eden Unakıtan, şöyle devam etti: “Kimse enseyi karartmasın. Türkiye’yi iyi günler bekliyor. Dünyadaki bu krizler gelecektir, ama biz bu krizlere göğüs gereriz. Aldığımız önlemlerle bir kere hazırlıklı yakalandık. Biz Türkiye’yi sağ salim limana çıkartırız.” Konuşması sırasında CHP sıralarından gelen tepki üzerine Unakıtan, “Beni iyi dinleyin, belki değişirsiniz. Çarşaf marşaf değişiyorsunuz biraz. İyi şeyleri almaya bakın.” diye seslendi.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel Tags :

Ermeniler Soykırımı Yalanı için Atağa Geçti

Posted by Gazeteler 17 Aralık, 2008 (0) Comment

Son 1 haftada ne hikmetse sözde Ermeni Soykırımı ve bununla ilgili dünyada geçirilmeye çalışılan yasa tasarıları ile ilgili baya bir gündem oluşturulmaya başlandı. Bunun bir uzantısı mıdır bilmiyoruz Türkiyede Özür dileme kampanyası başlatıldı. Kalanı da ne hikmetse dökülmeye başladı. Ermeni soykırmı yalanının en büyük reklamcılarından ünlü Ermeni grubu System of a Down Eurovision şarkı yarışmasında Ermeni Soykırımını anlatan şarkı yapacaklarını bildirdi. AİHM Türkiye’yi Ermeni vakıflarıyla olan ihtilafında, mahkum etti. Obama yapacakları arasında Ermeni soykırımını yasa olarak geçirmeyi vaad ediyor. Bizim aydıncıklarımız ise özür dileme yarışındalar, yanmışız ağlayınımız yok ey ahali.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), iki vakfının 2002 ve 2003 yıllarında Türkiye aleyhine açtığı davayı yarın karara bağlayacak.

Dış Haberler - 15 Aralık 2008, Pazartesi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), iki vakfının 2002 ve 2003 yıllarında Türkiye aleyhine açtığı davada insan hakları ihlalinde bulunulduğu görüşüne vardı.

Dış Haberler - 16 Aralık 2008, Salı
Emekli büyükelçi ve diplomatlar, bazı akademisyenlerin 1915 olaylarına ilişkin “lerden Özür Dilenmesi” kampanyası düzenlemesine isyan etti.

Dış Haberler - 16 Aralık 2008, Salı
Ermenistan, 2009 yılı Mayıs ayında Rusya’da yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması’na, ’soykırım’ iddialarını işleyecek bir şarkı ile katılmaya hazırlanıyor.

Gündem - 13 Aralık 2008, Cumartesi
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel Tags :

Ermenilerden Özür dileyen ÖZÜRLÜLERE

Posted by Gazeteler 17 Aralık, 2008 (3) Comment

Malum çok aydınlanmış, alkol ile banyo yapıp cilalanmış, tertemiz AYDINLARIMIZ bizim adımıza özür dileme yarışına girmiş. Önce “HEPİMİZ ERMENEYİZ”, “HEPİMİZ HRANT DİNKİZ” dediler şimdi de kalkıp bizim adımıza özür dileme ahmaklığını yerine getiyorlar. Onlar özürlülük yapmaya devam ede dursunlar buna demokratik çerçevede tepki gösteren çok güzel yazılar ve siteler açılmaya başladı ve devam ediyor.

Yazılardan bir tanesi:

Ruhat Mengi - “Özür dileyenler için” özür dileriz!

Bu tarih bilmeyen ve rakamlara bakarak hesap yapmayanların “özür kampanyası” başlar başlamaz hemen “Özür dileyenler için özür diliyoruz” diye bir karşı kampanya başlatmak galiba zorunlu olacak. Bir düşünelim bunu!

Sanal olarak bu özürlü aydınlarımıza karşı çok güzel çalışmalar hemen birbir ortaya çıkmaya başladı. Bunlardan şu ana kadar benim haber olduklarım:

http://www.ozurbekliyorum.com

Geçmişte Osmanlı insanlarının, Ermeniler tarafından maruz bırakıldıkları vahşetlerden ötürü, tüm Ermeniler’in ve yandaşlarının özür dilemeleri gerektiğini düşünüyorum.
Bu vahşetlere göz yumamayacağımı belirtiyor, tüm Türk Dünyası ve Osmanlı torunları adına özür bekliyorum!

http://www.ozurdilemiyorum.net/

İlle de özür dilemek istiyorlarsa, bu aydınlarımız kendi adlarına özür dileyebilirler. Örneğin, Türkiye’mizi dünya kamuoyu önünde sürekli hedef tahtasına çevirdikleri için, Türkiye’mize yardım ve hizmetleri dokunmadığı için, katma değer üretemedikleri, ya da tarihimizin mirasını har vurup harman savurdukları için, tüm Türkiye’den de özür dileyebilirler.
Ama en uygunu, Mosinlerin vurduğu Muhsin’lerden, Gaflanların yaktığı Aslan’lardan özür dilemeleri olur…
BEN DE ÖZÜR DİLEMİYORUM DİYORSANIZ, KAMPANYAMIZA DESTEK OLUN!

Özür dileyen bu AYDINLARa özürlü diyebiliriz ama hain diyemeyiz. Onun için hainler içimizde gibi bir tabir kullanmak istemiyorum ama özür dileyen bu vatandaşların arasından göze çarpan bazı isimler var.

Adalet Ağaoğlu, Murathan Mungan, Hüseyin Hatemi, Kezban Hatemi, Yavuz Bingöl, Ali Nesin, Cengiz Çandar, Tuba Çandar, Coşkun Aral, Tuna Kiremitçi. Bu isimler uzayıp giden AYDIN listesinin içinden görebildiklerim. Dikkatinizi çeker mi bilmiyorum ama listedeki isimlerin garip bir çoğunluğu “öz ve öz türk diyemeyiceğimiz” kendi geçmişlerinden gelen devşirmelik, dönme gibi geçmişleri olan kimseler. Elimde bir veritabanı olup da şu isimleri o veritabanına göre sorgulamayı çok isterdim. Benim adıma özür dileyenler acaba benden mi önce onu bir görmek isterdim.

bu mevzuyla ilgili itü sözlükten birkaç güzel estantane:

aydınlardan ermeni tehcirine özür kampanyası ile sabitlenmiş dallamalıktır.

düşünün; ingiliz, fransız, rus askerleri ile savaşmak durumunda kalan bir osmanlı… osmanlı’nın, askerlikten muaf vatandaşları (ermeni, rumlar; hepsi değil ama çoğunluğu) düşmanla birlik oluyor ve sana içeriden saldırıyor. büyük ermenistan, büyük helen imparatorluğu hayaliyle kendi komşusuna hem de en zor günlerinde silah sıkıyor. isyanlar çıkarıp, emperyalist planları gereğince toprak talep ediyor. ağrı, van, erzurum, kars, muş ‘bizim’ diyorlar. zaten dört cephede savaşmaktan yılmış bir devlet, bir de içerideki kansızlar tarafından hançerleniyor. osmanlı da onları bulunduları yerden başka yere sürüyor, tehcir ediyor, göç ettiriyor.

yıllar sonra çıkıyor üç beş liboş, kendine utanmadan aydın diyor, bu adamlardan özür diliyor.
ulan birisinin özür dilemesi gerekiyorsa; bu, devletinin bütünlüğünü korumak için isyan çıkaran vatandaşlarını göç ettirmek zorunda kalan türkler değil, en zor günlerinde düşmanla birlik olup komşusuna kurşun sıkan şerefsizlerdir.

o değil bizim vatanperver hekır yiğitlerimiz siteyi hala hekleyememişler. her refresh eyleyişimde bir hilal fonunda beyaz bir kurtçuk resmi, onun altında da bir polat alemdar vecizesi görmek umuduyla bakıyorum ekrana…vatan sevgisi bambaşka kardeşlerim.

Yarın bigün web sayfasını kapatırlar diye tarihe not düşmek istedim. Kendilerinde 70 milyonluk bir millet için

Ermenilerden özür dileyenlerin listesi:

Destekleyenler
Adalet Ağaoğlu
Baskın Oran
Ersin Salman
Hüsamettin Onanç
Mustafa Arslantunalı
Semra Somersan
Adnan Ekşigil
Bejan Matur
Ertuğrul Kürkçü
Hüseyin Hatemi
Mustafa Suphi Erden
Şenol Karakaş
Ahmet Çakmak
Berat Günçıkan
Esra Mungan
Hüsnü Öndül
Mustafa Yasacan
Şerafettin Elçi
Ahmet Çiğdem
Betül Tanbay
Evin Doğu
İbrahim Betil
Naci Kutlay
Şeyhmus Diken
Ahmet Evin
Bilge Contepe
F. Levent Şensever
İbrahim Kaboğlu
Nail Satlıgan
Sezgin Tanrıkulu
Ahmet İnsel
Bülent Atamer
Fahri Aral
İhsan Dağı
Necmiye Alpay
Şirin Tekeli
Ahmet İsvan
Bülent Aydın
Faruk Bildirici
İpek Çalışlar
Nedim Gürsel
Suavi Aydın
Ahmet Kuyaş
Burhan Şenatalar
Fatma Tülin
Işıl Kasapoğlu
Neşe Düzel
Şükrü Erbaş
Akif Kurtuluş
Canan Tolon
Fazıl Hüsnü Erdem
Jülide Kural
Nil Mutluer
Süleyman Göncü
Aksu Bora
Celal Başlangıç
Fehim Caculi
Kemal Gökhan Gürses
Nilgün Toker
Tahsin Yeşildere
Alaz Kuseyri
Cem Mansur
Ferda Balancar
Kemal Göktaş
Nilüfer Göle
Tanıl Bora
Ali Arif Cangı
Cem Özdemir
Ferda Keskin
Kezban Hatemi
Nurhan Yentürk
Tarhan Erdem
Ali Bayramoğlu
Cemil Koçak
Ferhat Kentel
Koray Çalışkan
Ömer Faruk Gergerlioğlu
Tarık Ziya Ekinci
Ali Nesin
Cengiz Aktar
Fethiye Çetin
Koray Düzgören
Ömer Laçiner
Temel İskit
Alper Görmüş
Cengiz Alğan
Fikret Adanır
Korhan Gümüş
Ömer Madra
Tuba Çandar
Amberin Zaman
Cengiz Çandar
Fikret Başkaya
Lale Mansur
Oral Çalışlar
Tuna Kiremitçi
Arzu Başaran
Cezmi Ersöz
Fikret Toksöz
Levent Yılmaz
Orhan Koçak
Ümit Fırat
Asaf Savaş Akat
Çiğdem Mater
Filiz Ali
Leyla İpekçi
Orhan Miroğlu
Ümit Güney
Aslı Erdoğan
Coşkun Aral
Filiz Koçali
Leyla Neyzi
Orhan Silier
Ümit Kardaş
Atila Eralp
Deniz Türkali
Füsun Üstel
Mahir Günşiray
Osman Köker
Ümit Kıvanç
Atilla Birkiye
Derya Alabora
Gencay Gürsoy
Mahmut Temizyürek
Osman Murat Ülke
Ümit Şahin
Atilla Yayla
Dilek Kurban
Gila Benmayor
Mebuse Tekay
Oya Aydın
Umut Özkırımlı
Attila Tuygan
Doğan Özgüden
Gönül Dinçer
Mehmet Demir
Oya Baydar
Ünal Ünsal
Aydan Baktır
Doğan Tarkan
Gülçin Santırcıoğlu
Mehmet Güleryüz
Özlem Dalkıran
Vedat Yıldırım
Aydın Cıngı
Doğu Ergil
Güllü Aybar
Mehmet Soylu
Perihan Mağden
Yahya Madra
Ayhan Aktar
Ebru Erkekli
Gülseren Onanç
Mehmet Ural
Pınar Selek
Yalçın Ergündoğan
Ayhan Bilgen
Ece Temelkuran
Günay Göksu Özdoğan
Melek Göregenli
Piyale Madra
Yaman Yıldız
Ayla Gürsoy
Edhem Eldem
Gürhan Ertür
Mesut Saganda
Ragıp Duran
Yasemin Çongar
Aylin Aslım
Emine Algan
Habib Bektaş
Mine G. Kırıkkanat
Rasim Ozan Kütahyalı
Yasemin Göksu
Ayşe Batumlu
Emine Uşaklıgil
Hadi Uluengin
Mithat Sancar
Roni Margulies
Yavuz Bingöl
Ayşe Berktay
Emrullah Beytar
Hakan Tahmaz
Mücteba Kılıç
Şahin Alpay
Yavuz Önen
Ayşe Buğra
Enis Batur
Haldun Dostoğlu
Muharrem Erbey
Şanar Yurdatapan
Yeliz Kızılarslan
Ayşe Erzan
Eren Keskin
Hale Akay
Muhsin Kızılkaya
Şebnem K.Fincancı
Yıldıray Oğur
Ayşe Gözen
Ergin Cinmen
Hale Soygazi
Murat Belge
Şebnem Sönmez
Yıldız Önen
Ayşe Kadıoğlu
Ergün Eşsizoğlu
Hale Tenger
Murat Çelikkan
Şehbal Şenyurt
Yücel Sayman
Ayşe Önal
Erkan Goloğlu
Halil Berktay
Murat Morova
Selçuk Demirel
Yusuf Alataş
Aziz Gökdemir
Erkan Şen
Hasan Cemal
Murat Paker
Selim Deringil
Zeynep Tanbay
Barış Pirhasan
Erol Katırcıoğlu
Hidayet Şefkatli Tuksal
Murathan Mungan
Semih Kaplanoğlu
Zozan Özgökçe

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (3 votes, average: 2.33 out of 5)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel Tags :

Kanal7 Muhabbet Kapısı Programı Ölü Nasıl Kefenlenir Saçmalığı

Posted by Gazeteler 16 Aralık, 2008 (5) Comment

“Televizyonda bir ilk”, “şok şok şok”, “flaş flaş flaş” diye diye televizyon yayıncıları saçmalıkta nereye ulaşacaklarını bilemiyorlar artık. 70′lik dedelere 30′luk gelinler bulan programlardan, canlı yayında dul kadınlarla bir sürü erkekle konuşturan programlardan sonra şimdi canlı yayında uygulamalı ölü kefenlemesini gösteriyorlar. Gerçek olduğunu kabul etmesi zor olan bu traji komik durum, ilahiyatçı Doç. Dr. Mustafa Karataş’ın Kanal 7′de yayınlanan Muhabbet Kapısı programında gerçekleşti. Reklamın iyisi kötüsü olmaz cinsinden yapılan bu programda, ölüler nasıl kefenlenir diye canlı yayında milyonların karşısında program yapıp ölü kefenlediler.

Hürriyet Gazetesi 16 Aralık 2008

İlahiyatçı Doç. Dr. Mustafa Karataş’ın Kanal 7′de yayınlanan Muhabbet Kapısı programında bir ilk yaşandı. Programda ölen birinin nasıl kefenlenceği uygulamalı olarak izleyicilere anlatıldı.

Bir televizyonda programında böyle bir yayının yapılması büyük tepki doğurdu. En büyük tepki ise Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan geldi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Profesör Doktor Şevki Aydın televizyonda uygulamalı olarak kefenlenmenin nasıl yapıldığını gösterilmesini hayretle karşıladı. Profesör Aydın “Böylesi ilk defa oluyor. Kefenlenme öğretilecekse bunu yapacak olanlara öğretilir. Kefenlemeyi de bilmesi gerekenler bilir. Her konu her yerde aynı içerikte öğrenilecek diye bir şey yok. Ben televizyonda bunu izlemedim ama böyle bir şeyin televizyonda yayınlandığını öğrenince de hayret ettim” dedi.

Diyanet İşleri Eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da televizyonda ölen kişinin kefenlenmesinin uygulamalı olarak gösterilmesini doğru bulmadığını ifade etti. Yılmaz şunları söyledi: “Kefenleme din görevliklerinin, gassalların işi, bunu halka göstermenin anlamı ne? Kefenlemenin eğitimi gassallara, din görevlilerine öğretilir. Bunun yanı sıra. Cenazenin nasıl yıkatılacağı, nasıl kefenleneceği anlatılır. Uygulamalı eğitimleri de yapılır halkı ilgilendiren bir şey değil. O yüzden bu tur yayınların yapılmasını yadırgıyorum.”

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 3 out of 5)
Loading ... Loading ...
Categories : Hürriyet, Kanal7 Tags :

Hürriyet THY Genel Müdürü Temel Kotil’den özür dilemeli

Posted by Gazeteler 15 Aralık, 2008 (0) Comment

Hürriyet Gazetesi bugün her zamanki şekilciliği ve düşüklüğüyle insanların dış görünüşüyle, giydiği terliğiyle alay ederek terbiyesizliğini yaptı. THY Genel Müdürü Temel Kotil haç ziyaretinden geri gelirken hava alanında terlikle gazetecilere yakalanmış. Böyle karaktersiz bir haber Amerikan basının en ücra köşesinde bile yer almazken, Hürriyet Gazetesi manşet manşet “Temel Kotil terlikle basıldı” diye haberler yaptılar. Bu terbiyesizlik ne zaman duracak? İnsanları dış görünüşüyle aşağılama, onları yargılama terbiyesizliği ne zaman son bulacak? İnsanların özel hayatına resmen müdahele sayılabilecek bu terbiyesizliği aşağıda yayınlıyoruz ve Hürriyet gazetesinden özür bekliyoruz!

Hürriyet Gazetesi - 15 Aralık 2008

Temel KotilEşi Remziye Kotil’le birlikte 2 Aralık’ta hac görevini yerine getirmek üzere Suudi Arabistan’a giden THY Genel Müdürü Temel Kotil, dün THY’ye ait uçakla İstanbul’a döndü.

Temel Kotil’in Atatürk Havalimanı VIP Salonu’nda gri pantolon altına giydiği siyah çorapları ve bej rengi terlikleriyle çekilen fotoğrafı airporthaber internet sitesinde yayımlandı.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Hürriyet Tags :

AKP’ye Hükümete ve Bütün Umuma

Posted by Gazeteler 14 Aralık, 2008 (0) Comment

Mehmet Şevket Eygi bugün Milli Gazetedeki köşesinde bana adeta Mehmet Akif Ersoy’un kurtuluş savaşı esnasında yazdıklarını hatırlatan bir yazı yazdı. Bu yazıda AKP’ye, AKP’nin hükümet kanadına, hükümet adına ve Türkiyede yaşayan dindar kesimi temsil eden bir gruba çok açık çok bariz bir uyarı yaptı. HARAM YEMEYİN. İster Türkiye’nin şu anki yönetim biçimine darül harp diyen fetvalar bulmuş olun, ister Türkiye’de yaşayan laik kesimin din düşmanlığını bahane edin, ne ederseniz edin sizin yiyeceğiniz haramlara, alacağınız rüşvetlere, sahip olacağınız mala mülke bunlar kefil olmaz. Çanakkale’nin en güzel sahil kasabalarında parsel parsel arazi kapatmanıza, İstanbulun en güzel semtlerinde villalar kurmanıza, kendi menfaatleriniz için İslamı ve dindar kesimi alet etmenize, bunların hiçbirisi yetmez. Allah’tan korkuyorsanız dinleyin, Allah’ın azabının bir misali olan cehennemden korkuyorsanız dinleyin; bu yol sizi yakar, bu yol sizi çıkmaza götürür orada telef olursunuz. Millet sizi hak yemezsiniz diye, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korursunuz diye en önemlisi hizmet edersiniz diye seçti, meclise gönderdi. Bu noktadan sonra yiyecekleriniz, yapacaklarınız Hz. Ömer (r.a.) ölçüsünde, Ömer Bin Abdülaziz hassaslığında olmalı, devletin malını milyon dolarlık araçlarla, en lüks otellerde toplantı bahanesiyle keyif çatarak olmamalı.

İlahi adalet vardır. Bu dünyada yaptıklarınızın yine bu dünyada karşılığı vardır. En basitinden ilahi adalet gözlüğüyle değerlendirirseniz, Caner diye bilinen televizyon sunucusunu dövdüren İstanbul TV sahibi üstünden senesi geçti geçmedi vurularak öldürüldü. Siz de haram yediğiniz esnada ölebilir, haram yediğiniz esnada en yakın sevdiklerinizle imtihan olabilirsiniz. Keyif sizin.
Mehmet Şevket Eygi - Milli Gazete - 13 Aralık 2008

Haram Yiyenlere Uyarı

EVET, sizlere hitap ediyorum: Hem Müslüman geçiniyorsunuz, hem İslâm’a taraftar olduğunuzu iddia ediyorsunuz; hem de bu dinin yasakladığı, kötü gördüğü bir sürü haramı, münkeri, azgınlığı irtikâb ediyorsunuz (kötü bir işi yapmak).

Allah diyorsunuz, O’nun razı olmadığı, gazab ettiği, yasakladığı büyük günahları mütecahiren (açıkça, küstahça) işliyorsunuz.

Cennete, Cehennem’e inandık diyorsunuz ve sizi Cehennem’e sokacak işler yapıyorsunuz.

İlâhî adalete, Mahkeme-i Rûz-i Ceza’ya (Büyük Hesap Günü’ndeki Ulu Mahkemeye) inandık diyorsunuz ve yine de bildiğinizi okuyorsunuz.

Gözlerinizin içine bakarak sizi suçluyorum:

Saçı bitmedik yetimlerin hakkını yiyorsunuz.

Halkın bütçelerinden, meşru olmayan yollarla para apartıyor ve kara zengin oluyorsunuz.

Şu soruyu yöneltiyorum: Sizler nasıl Müslümanlarsınız?

Yine soruyorum:

Müslüman haram yer mi?

Müslüman kara para zengini olur mu?

Müslüman yolsuzluk, talan, hırsızlık, suiistimal yapar mı?

Müslüman ahlâka ve hukuka aykırı rantlar peşinde koşar mı?

Ey namus, ey şeref, ey temizlik ve şeffaflık (saydamlık), ey doğruluk ve dürüstlük, ey fazilet nerdesiniz?

Ey haram yiyiciler!.. Dünyanın çeşitli yerlerinde villalar, köşkler, konaklar almışsınız, gerekirse oralara kaçıp mutluluk ve güven içinde yaşayacakmışsınız.

Boş hayaller, aldatıcı kuruntulardır bunlar.

Sizi bekleyen dünyada rezillik, ahirette rezilliktir.

İslâm’ın temel emirlerinden biri doğruluk ve dürüstlüktür.

Allah ile barışık olmak istiyorsanız, doğru ve dürüst olmaya, harama bulaşmamaya mecbursunuz. Riba ve haram yerseniz Allah’ın gazabına müstahak olursunuz (hakkeder ve layık olursunuz) ve Cehennem’de yanarsınız.

Allah zulmü ve zalimleri sevmez.

Allah yeryüzünde fesat çıkartılmasını, rüşvet alınıp verilmesini, haram rantlar ve komisyonlar devşirilmesini, azgınlık yapılmasını istemez.

Peygamber de (salat ve selam olsun O’na) istemez.

Salih ve doğru Müslümanlar da istemez.

Ey haram yiyenler, ey gayr-i meşru yollarla zengin olanlar! Şeytanlardan aldığınız fetvalar sizi kurtarmaz. İslâm’a, Kur’ân’a, Sünnete taban tabana zıt öyle aykırı fetva ve ruhsatların geçerliliği ve kıymeti yoktur.

Bir Müslüman burjuva sınıfı oluşturmak için bu kötü düzende bazı kötülükleri yapmak, çalıp çırpmak, soymak, talan etmek, haram yemek caizdir…

Böyle bir fetvaya inanan ve mucibince amel eden kimsenin kâfir olmasından korkulur.

Bir Müslüman Allah ile olan işlerinde ihlâsa, halk ile olan işlerinde adalete ve istikamete (doğruluğa dürüstlüğe) uygun hareket etmelidir…

Hırsızlıkla, haramla, soygunla Müslümanlık bağdaşmaz, uyuşmaz, bir arada olmaz. Haram yiyerek İslâm’a, Ümmete, ülkeye hizmet edilmez.

Sizi uyarıyorum: Yaptıklarınız ilâhî gazabı ve azabı celb eder (getirir) ve sonunda perişan olursunuz.

EVET, sizlere hitap ediyorum: Hem Müslüman geçiniyorsunuz, hem İslâm’a taraftar olduğunuzu iddia ediyorsunuz; hem de bu dinin yasakladığı, kötü gördüğü bir sürü haramı, münkeri, azgınlığı irtikâb ediyorsunuz (kötü bir işi yapmak).

Allah diyorsunuz, O’nun razı olmadığı, gazab ettiği, yasakladığı büyük günahları mütecahiren (açıkça, küstahça) işliyorsunuz.

Cennete, Cehennem’e inandık diyorsunuz ve sizi Cehennem’e sokacak işler yapıyorsunuz.

İlâhî adalete, Mahkeme-i Rûz-i Ceza’ya (Büyük Hesap Günü’ndeki Ulu Mahkemeye) inandık diyorsunuz ve yine de bildiğinizi okuyorsunuz.

Gözlerinizin içine bakarak sizi suçluyorum:

Saçı bitmedik yetimlerin hakkını yiyorsunuz.

Halkın bütçelerinden, meşru olmayan yollarla para apartıyor ve kara zengin oluyorsunuz.

Şu soruyu yöneltiyorum: Sizler nasıl Müslümanlarsınız?

Yine soruyorum:

Müslüman haram yer mi?

Müslüman kara para zengini olur mu?

Müslüman yolsuzluk, talan, hırsızlık, suiistimal yapar mı?

Müslüman ahlâka ve hukuka aykırı rantlar peşinde koşar mı?

Ey namus, ey şeref, ey temizlik ve şeffaflık (saydamlık), ey doğruluk ve dürüstlük, ey fazilet nerdesiniz?

Ey haram yiyiciler!.. Dünyanın çeşitli yerlerinde villalar, köşkler, konaklar almışsınız, gerekirse oralara kaçıp mutluluk ve güven içinde yaşayacakmışsınız.

Boş hayaller, aldatıcı kuruntulardır bunlar.

Sizi bekleyen dünyada rezillik, ahirette rezilliktir.

İslâm’ın temel emirlerinden biri doğruluk ve dürüstlüktür.

Allah ile barışık olmak istiyorsanız, doğru ve dürüst olmaya, harama bulaşmamaya mecbursunuz. Riba ve haram yerseniz Allah’ın gazabına müstahak olursunuz (hakkeder ve layık olursunuz) ve Cehennem’de yanarsınız.

Allah zulmü ve zalimleri sevmez.

Allah yeryüzünde fesat çıkartılmasını, rüşvet alınıp verilmesini, haram rantlar ve komisyonlar devşirilmesini, azgınlık yapılmasını istemez.

Peygamber de (salat ve selam olsun O’na) istemez.

Salih ve doğru Müslümanlar da istemez.

Ey haram yiyenler, ey gayr-i meşru yollarla zengin olanlar! Şeytanlardan aldığınız fetvalar sizi kurtarmaz. İslâm’a, Kur’ân’a, Sünnete taban tabana zıt öyle aykırı fetva ve ruhsatların geçerliliği ve kıymeti yoktur.

Bir Müslüman burjuva sınıfı oluşturmak için bu kötü düzende bazı kötülükleri yapmak, çalıp çırpmak, soymak, talan etmek, haram yemek caizdir…

Böyle bir fetvaya inanan ve mucibince amel eden kimsenin kâfir olmasından korkulur.

Bir Müslüman Allah ile olan işlerinde ihlâsa, halk ile olan işlerinde adalete ve istikamete (doğruluğa dürüstlüğe) uygun hareket etmelidir…

Hırsızlıkla, haramla, soygunla Müslümanlık bağdaşmaz, uyuşmaz, bir arada olmaz. Haram yiyerek İslâm’a, Ümmete, ülkeye hizmet edilmez.

Sizi uyarıyorum: Yaptıklarınız ilâhî gazabı ve azabı celb eder (getirir) ve sonunda perişan olursunuz.

Kaynak: http://www.habervaktim.com/yazar/9769/haram_yiyenlere_uyari.html

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Habervaktim, Milli Gazete Tags :

CHP ve Türban ne kadar örtüşüyor?

Posted by Gazeteler 1 Aralık, 2008 (0) Comment

CHP’nin son günlerde düzenlediği “hepimiz başörtülüyüz”, “hepimiz çarşaflıyız” modunda katılımların arkasında yatanların ne olduğu ortaya çıkmaya başladı. Firuze Kaptan isimli bayan, pazar gününü geçirmek için gittiği salonda CHP’ye katılan yeni üye gibi medyaya lanse edilerek “CHP ve türban barıştı” izlenimi vermeye çalıştı. Firuze Kaptan’ın kanal 7′ye yaptığı açıklamalarda durumun aslında bununla uzaktan yakından alakasının olmadığı, CHP’den özür beklediğini ifade etti.

Aşağıda bununla ilgili vidyoyu bulabilirsiniz:

Bir vidyo da CHP’nin “DEMOKRATİK”, “ÖZGÜRLÜKÇÜ” gençlerinin, üniversite arkadaşlarına ellerine geçirdikleri herşeyi fırlatarak yaptıkları kavgalar için gelsin. Üniversite öğrencilerinin, Almanyada PKK yandaşlarıyla birlikte yakalanan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelttikleri sorularda, “üniversitelerde türban yasağını savunurken, çarşaflı kimselere rozet takmanız nasıl bağdaşıyor” şeklinde sorulan sorunun ardından ortam geriliyor ve sonrasında başka bir öğrencinin sorusunu yarıda kesen CHP’li öğrenciler kavganın salon dışında sokak muharebesine dönmesine sebep oluyorlar.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel Tags :