Editörün Kaleminden
Mustafa Akaydın: Emir Kusturica bir zamanlar yanlış yapmış olabilir
Mustafa Akaydın yine insanın saçını başını yolasını getiren bir terbiyesizliği Türk milleti adına işledi. Bosna savaşı sırasında tecavüz edilen boşnak kadınların maruz kaldığı şerefsizliğe karşın “Bu meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz. Hamile kalanlar kürtaj olur” diye açıklama yapan Emir Kusturica’yı Altın Portakal Film festivaline davet eden Mustafa Akaydın; şikayetler ve protestolar üzerine:
”Sayın Kusturica o zamanlarda yanlışlıklar yapmış olabilir. Muhtemelen Türkiye’ye olan ilgisinde son dönemde pişmanlık duygusu da olabilir. Böyle bir durumu insanca, hoşgörüyle değerlendirmek lazım. Biz sanatçının dünyasını sadece sanat değeri açısından değerlendiririz. Zaman zaman Altın Portakal Film Festivalleri siyasi anlamda kışkırtma, sömürü konusu yapılmıştır. Zannediyorum böyle bir olayla daha karşıyayız. Ben de bir kışkırtma yapayım: Habur sınır kapısında birkaç ay önce teröristleri büyük alkışlarla, hakim ve savcılarımızla kabul edecek kadar hoşgörülü bir ülke, bundan 15 sene önceki bir olaydan dolayı, dünyanın çok değerli bir sanatçısına ırkçı, şovenist, aşırı milliyetçi bir yaklaşım içerisinde olamaz.”
Mustafa Akaydın gibi bir insandan ancak bu beklenirdi. Soykırıma ve vahşete kucak açan Emir Kusturica için “hoşgörü“, buna karşı tepki gösteren bizim gibi “tarihini bilen ve ona göre hareket eden kişiler” ise “ırkçı, şovenist, aşırı milliyetçi” oluyor.
Sayın Mustafa Akaydın, öncelikle aklını başına topla! Soykırıma alkış tutan bir adama hoşgörü göstermeden önce yaptığı terbiyesizlikten ve ahlaksızlıktan ötürü “özür dilemesini” söylersin. Eğer özür dilerse, hah işte o zaman bizim affediciliğimiz ve hoşgörümüz devreye girer ve o kişiyi günahıyla sevabıyla severiz. Ama hem özür dilemeyen, bir adım geri atmayan bir kişiyi bizim yaşadığımız topraklara, Türk milleti adına davet etmen büyük bir terbiyesizliktir. Bunun karşılığını da inşallah bir sonraki seçimde göreceksin.
Mustafa Akaydın ve Hayır Terbiyesizliği (editörial)

2 hafta önce Antalyadaydık. En son 2007 senesinde gittiğimde, karşımda resmen bambaşka bir şehir bulmuştum. DYP’li eski belediye başkanı Hasan Subaşı’nın her seçim zamanı yoldaki kaldırım taşlarını bozup yeniden yapmasından sonra böyle birşey Antalya için çok yeniydi. Şehir girmiş olduğu alt yapı – üst yapı, köprüler, yollar günlerini yeni CHP’li belediye başkanı Mustafa Akaydın’ın seçilmesiyle birlikte bitirmiş ve artık aristokrat bir Belediye başkanının “sosyal faaliyetler” eşliğinde dinginliğine bürünmüş. Antalya Belediyesi websitesine girdiğiniz zaman CHP’li kadın kollarının faaliyetlerinden, Mustafa Akaydın’ın hangi sosyal faaliyetlere katılacağından envai türlü “sosyal faaliyet” bulmak mümkün.
Şehre geldikten sonra eskiden yeniden dostlarla oturduk Antalya’yı ve yeni belediye başkanını çekiştirdik biraz. Konuştuğum arkadaşlar Mustafa Akaydın’ın devamlı AKP hükümetinden hiç destek alamadığını, bir önceki dönemin borç batağını temizlemeye çalıştığı mazeretine dayandığını anlattılar. CHP’nin Türkiye’ye bir yarım asır da ne yaptığını bildiğimiz için çok şaşırmadık, doğrudur haklıdır deyip geçtik.
Sahiliyle, manzarasıyla, doğasıyla bizi büyüleyen Antalya’nın sokaklarını turlamaya başladık. İlk önce Altınkum taraflarında “Gürültü Kirliliğine HAYIR – Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın” şeklinde bir reklam panosuyla karşılaştık. Herhalde o çevrede çok gürültü oluyor ve Antalya Belediyesi bununla ilgili bir kampanya düzenliyor diye düşündüm. Ne kadar safım değil mi? CHP’nin şark kurnazlığı ve Mustafa Akaydın gibi akademik hayatında dahi ne kadar politize olduğu ve nasıl sadece kendi ideolojisine sıcak gelenleri desteklediğini unutmuşuz.
Biraz daha devam ederken başladı sırayla,
- Orman Yangınlarına HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Enerji İsrafına HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Şiddete HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Hava Kirliliğine HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Trafik Terörüne HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Anaların Gözyaşlarına hayır- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydınve en aşağılığı
- Ramazanınız HAYIRlara Vesile olsun
her tarafta HAYIR diye büyük puntoyla yazıları görmeye başladıkça, Mustafa Akaydın ve beyin yıkamasıyla ünlü CHP zihniyetinin kendince yeni bir oyun içinde olduğuna şahit oldum. Mustafa Akaydın gibi tabiri caizse mürekkebi kavanozla içmiş bir adamın bu kadar küçülebilmesi ve aşağılık bir pazarlığın içine düşmesi tek kelimeyle iğrendirici idi. Bu bayağılığı ve basitliği AKP’li herhangi bir belediye başkanı yapsaydı parti encümeninden, parti genel sekreterine kadar hepsi brifingler ve basın açıklaması yapıp bunu AÇIK AÇIK kınamaya çalışırlardı.

