Vatan
Rahmi Berber: Hanımcağız Hanım kardeş
Dünyanın çivisi çıkmış. Aynı cümlede hem “elhamdülilah” deyip hem de “bir hanım kardeş, hanımcağızla diyaloğumuz oldu” diyen bir mantık nasıl olabilir? Cinsel ilişkiye girdiği kadına “hanım kardeş” diyen bir adam ya kardeşliğin ne demek olduğunu bilmiyor yada gerçekten kendisinin de çivisi çıkmış. Üstüne bir de “yanlışımız vardır, olmaması gereken bir durum yaşandı” diyor, sanki uzaylılar geldi, Rahmi Berber’i zorla böyle birşeye sürükledi onun için “biz yaptık” diye suçu 5′e 10′a bölüyor. “Ben yanlış yaptım, böyle birşeyi toplumun önünde olan bir kişi olarak yapmamam gerekirdi, halkımdan, ailemden ve eşimden özür diliyorum” deme erdemini bile gösteremiyor. Bunlar bu toplumdan temizlenmediği müddetçe, çarpıklıklar nereden geliyor diye sormamıza gerek yok.
Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Rahmi Berber, makamında bir kadınla cinsel ilişkiye girdiğini gösteren güvenlik kamerası kayıtlarının bulunduğu iddiaları üzerine, bir hafta önce istifa etti. İstifanın ardından ortaya çıkan kamera kayıtlarında tesettürlü bir kadınla makamında birlikte olduğu görülen evli ve iki çocuk babası 43 yaşındaki Rahmi Berber, “Tamamen özel bir şey. Çok kısa bir dönem bir hanım kardeş, hanımcağız vardı. Belirli bir diyaloga girdik. Ama daha sonra bitti gitti” dedi; ancak istifa gerekçesinin bu kaset değil, ’yorulması’ olduğunu söyledi.
Hürriyet, Milliyet ve Vatan Öğrenci Yurdu Haberini Çarpıttı
Bugün yine manşet manşet kız yurdundaki bir öğrencinin, yurt görevlileri tarafından bakire olmadığı söylenerek ailesine teslim edildiği haberleri yazıldı. İki tane yurt görevlisinin kızın, boynunda ve vücudunda kızarıklıklar olduğunu bahane ederek, kızın bekaretini yitirdiğini ailesine şikayet edip yurttan alınmasını istedikleri söylendi. Zaman gazetesi bu durumu muhabirleriyle araştırdı ve olayın bambaşka olduğu ortaya çıktı. Bilirsiniz büyüklerimizin hep tavsiye ettikleri bir hal vardır. “Hayırda birbirinizle yarışınız” şeklinde, Hürriyet, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazeteleri resmen birbirleriyle yalan haber de ve iftirada yarışıyorlar.
Haberin gerçekleriyle yazılmış halini buyrun:
İstanbul’da bir kız öğrencinin disiplinsizlik nedeniyle özel bir yurttan çıkarılması, medya tarafından ‘bekaret testi’ istendiği iddiasıyla kamuoyuna yansıtıldı. İddialara konu olan kız öğrencinin ‘arkadaşlarını ölümle tehdit ettiği’ gerekçesiyle yurttan ilişiğinin kesildiği anlaşıldı.
Cumhuriyet Gazetesi‘nin ilk olarak yayınladığı ve Hürriyet ile Milliyet Gazetesi‘nin de internet sitesinde yer verdiği ‘bekaret testinin’ ise yurdun isteği ile değil babanın zoruyla alındığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre olay şöyle gelişti. Ceren G. isimli kız öğrenci bu öğretim yılı başında üniversite sınavını kazanarak Özel Aydın Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’ne kayıt yaptırdı. Ailesi Aydın’ın Çine ilçesinde oturan öğrenci, Özel Emel Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’na kayıt yaptırdı. 16 Kasım 2008 Pazar akşamı yurda dönen kız öğrencinin dudağında, boynunda ve yanağında morluklar olduğu fark edildi. Kız öğrenciye bir şey söylemeyen yurt yönetimi babası Yusuf G’ye olayı anlatarak kendisini İstanbul’a çağırdı. Ancak baba yurt yönetiminin ısrarlı isteğine rağmen ilk etapta İstanbul’a gelmedi. Oda arkadaşlarına göre Ceren G. morlukları erkek arkadaşının yaptığını söyledi. Kız öğrenci, morluklar hakkında çok soru soran bazı yurt arkadaşlarını da ölümle tehdit etti. Öğrenciler kendilerine yapılan tehdidi içeren şikayet dilekçesini yurt yönetimine yazılı olarak iletti. Bu gelişme üzerine babayı yeniden arayan yurt yönetimi beklemedikleri bir tepkiyle karşılaştı. Baba Yusuf G. İstanbul’a geldiğini ve kızına bekaret raporu aldığını belirterek kızının arkadaşları ve yurt yönetimine hakaretler savurdu. Aynı gün akşam saatlerinde Ceren G. de avukatı olduğunu söylediği bir erkek şahısla yurda geldi.
Avukat olduğunu söyleyen şahıs, yurt yöneticilerine “bekaret testi” istemenin insan haklarına aykırı bir durum olduğu ifade etti. Böyle bir taleplerinin olmadığını söyleyen yurt yöneticileri bunun Ceren G’den de sorulmasını istedi. Kız öğrenci de bekaret testini yurt yöneticilerinin değil, babasının istediğini anlattı. Yurt yönetimi gerekirse bekaret testinin babanın zoruyla alındığını rahatlıkla ispatlayabileceklerini ifade etti. Yurt yöneticileri babanın tehditlerinin devam etmesi üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
Küçükçekmece Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de gerekli başvuruları yapan yurt yöneticileri haklı bulundu. Ceren G’nin 48 saat içinde yurttan ayrılmasını öngören resmi tebligat hazırlandı. Bir gün sonra kızı ile bilikte yurda gelen baba Yusuf G. tehdit ve hakaretlerde bulunmaya başladı. Bunun üzerine yurda polis çağrıldı. Yurt yöneticileri polise Ceren G. ile ilgili resmi evrakları gösterdi. Polis ise kız öğrencinin yurtla ilişkisinin disiplinsizlik nedeniyle kesildiğini hatırlatarak ailesinden eşyalarını toplamasını istedi. Bu karar üzerine baba, “Bu işin sonu cinayetle bitecek.” şeklinde tehditte bulundu. Baba ve kızı yurt depozite parası ve diğer evraklarının teslim edilmesinden sonra yurttan çıkarıldı.
Hürriyet, Milliyet ve Vatan Gazeteleri internet sitelerinde haberi şu manşetlerle duyurdu:

Kaynak: Hürriyet, Milliyet ve Vatan yine çarpıttı


