Ergenekon Hesaplaşma mı Anlaşma mı?

Yazan: Gazeteler 3 Temmuz, 2008

Yenişafak - Akif Emre gündemin içinden ileriye ve geriye doğru bir bakış atmış ama görebildiğim kadarıyla o da bir çıkış yolu bulamamış. Okuyalım :)

Yakın geçmişte olup bitenlere bakarak “Türkiye’nin modern tarihi açısından bir dönüm noktası” olarak nitelenen operasyonları anlamaya doğru mesafe kat etmiş oluruz. Görüntü şu, ilk defa orgeneral rütbesinde emekli askerlerden oluşan bir grup zanlıları yargılamak üzere operasyon düzenleniyor. Mahkeme bunları suçlu buluncaya kadar zanlı hükmündeler. Ancak sivil yargı eliyle evlerinden, askeri lojmanlardan alınıp sorgulanmak üzere gözaltında tutuluyorlar. Derinlerde çok ciddi suçlamalar olmasa bu kadar üst düzet görevde bulunmuş askeri bürokrasiden kimse alınamaz. Medyaya yansıdığı kadarıyla darbe yapmak amaçlı bir çeteleşme söz konusu.

Burada akla gelen ilk soru şu; bir hesaplaşma mı yaşanıyor? Bir hesaplaşma varsa bunun tarafları kimler? Kimilerinin hemen balıklama atladığı gibi gerçekte sivil iktidarla askeri bürokrasi arasında bir hesaplaşma mı yaşanıyor? Yani bir yanda kapatılma davası ile boğuşan AKP kendi iktidarını darbeyle devirmek için çeteleşen askeri yapılanmayla mı hesaplaşıyor? Hesaplaşma bir yana buları adalet önünde hesaba çekiyor? Kestirmeden resmi bu şekilde okumak isteyenlerin hayli fazla olduğu ortada.

 

Aynı dönemde önemli ve dokunulmaz mafya babaları teker teker yakalanıyor, hatta emekli bir paşa yolsuzluk suçlamasıyla yargılanıyordu. Tüm bunların bir “devlet politikası” olarak Avrupa Birliği sürecine dahil olmasının bir sonucu olduğunu göremeyenler emekli bir paşanın neden daha evvel yolsuzluktan yargılanamamış olduğunu sorgulamadı elbette. Keşke AB nedeniyle değil de kendi irademizle suçluları yargılayabilseydik.

Bu açıdan bakılınca bir tarafta apaçık bir hukuku zorlayan bir parti kapatma davası ve “parti kapatmak için suç işlemenin gerekmediği”nin savunulduğu bir hukuk anlayışı diğer tarafta kapatılma davasında savunma veren hükümetin, darbe amaçlı çete kurmaktan suçlanan emekli paşaları gece evlerinden toplatıp yargı önüne çıkaracak irade ve güce sahip olması. Burada bir tuhaflık yok mu sizce?

Olup bitenleri hesaplaşma olarak okunacaksa eğer; Türkiye’de sivil yargı, seçilmiş hükümetler bu kadar güçlüyse bu kapatma davası ne demek oluyor? Kapatılma tehditi “Demokles’in kılıcı gibi” başında sallanan bir hükümet nasıl oluyor da böylesi bir operasyonu gerçekleştirebiliyor? Meclis araştırma komisyonuna bilgi vermek için gelme lüzumunu bile görmeyen asker bürokratlar nasıl oluyor da polis gücüyle toplanabiliyor?

Yazının tamamı için: http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=03.07.2008&y=AkifEmre

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Yenişafak Tags : , ,

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorum yapan siz olun.


Düşüncelerinizi bize yazın

(gerekli)

(gerekli)