İstek Vakfı – Yeditepe Üniversitesi ve neden Ergenekon?

Yazan: Gazeteler 7 Ocak, 2009

Medyadan takip ettiyseniz sadece bir eğitim kuruluşu olarak görünen İstek Vakfı ve Yeditepe Üniversitesinin neden Ergenekon davası kapsamında arandığına bir anlam verememiş olabilirsiniz. İstek Vakfı, Bedrettin Dalan’ın kuruculuğunu yaptığı ve ilkokuldan üniversiteye kadar fakülteleri olan bir eğitim kurumu. Bünyesindeki öğrencileri ana okulundan alıp üniversiteye kadar yetiştirme imkanı sunan bir kurum. Peki böyle hayırlı gözüken bir kurumun ergenekon davası ile nasıl bir alakası olabilir? Şaşırtıcı olabilir ama gerçekler satır aralarında saklı.

Bu eğitim kurumlarının Ergenekon ve diğer güçlerle nasıl bağlantısı olduğu ilginç bir çalışma olabilir. Bildiklerimizi sıralamak gerekirse, bu kurumların ve Bedrettin Dalan’ın arkasında masonik güçler bulunuyor. Yeditepe 26 Ağustos kampüsü ziyaret edildiği zaman görüleceği gibi, Masonların binalarında kullandıkları bütün gizli işaretlere sahip bir kampüs. Logosunda Dünya, şahin ve piramid bulunuyor. Bu konularda uzman kişilerin sıralayabileceği daha bir çok nişane detaylarda saklı.

Görsel boyutunun yanında farklı yönleri de var.

  • Yeditepe Üniversitesinin 26 Ağustos kampüsü, devlet arazisi üzerinde 11 ay gibi bir sürede MİLYONLARCA dolar harcanarak, geceli gündüzlü çalışılarak açılmış bir kampüs. Ne var bunda niye çamur atıyorsun diyebilirsiniz ama bir de şu yönüyle bakın. İstek Vakfı arkasında Bedrettin Dalan olan ve finansörlüğünü esas olarak onun öncülüğünde ilerleyen bir kurum olduğu belirtiliyor. Ama bir bakıyorsunuz 11 ayda, orman arazisinin içinde büyük kazılar, çok büyük harcamalar yapılarak vaha gibi bir üniversite oluşturuluyor. Ve arkasında İstanbul Eski Belediye başkanı Bedrettin Dalan var. Ee ne var bunda diyorsanız? Peki, şimdi Melih Gökçek veya önceden olsa Tayyip Erdoğan, büyükşehirlerin eski belediye başkanları olarak 11 ay gibi bir sürede 15-20 bin kapasiteli, sosyal tesislerinden yurtuna, kütüphanesinden olimpik yüzme havuzuna kadar bir projeyi 11 ay gibi bir sürede, “iskanı, mimari tasarımı, bütün onamaları ve bürokratik engelleri ve en önemlisi kazım ve binaların inşaatını” gerçekleştirseler ve bu işin arkasından oluk gibi trilyonlar akıp gitse, “nereden geliyor bu paranın kaynağı”, “hangi güçler var bu üniversitenin arkasında” diye sormaz mısınız? Küçücük bir bina yapacağınız zaman bile, sadece mimarı çizimleri bunların onaylanması aylar sürerken, koskoca bir üniversitenin böyle jet hızıyla trilyonlar akıtılarak 11 ayda bitirilmesi garip gelmiyor mu?
  • Bilhassa 28 Şubat ertesinde ele geçirilen gücün desteklemesiyle, “dindar okullara karşı” kurulan ve sonrasında bu güdümde kullanılan bir eğitim kurumu.

    Akşam Gazetesi 11.05.2006 tarihli Bedrettin Dalan röportajında:

    Cemaat okullarını solladık

    Kurucusu olduğu İSTEK Vakfı kolejlerinin de şu anda çok iyi bir noktada olduğunu ifade eden Bedrettin Dalan, “10 yıldan bu yana ben üniversite ile fazla meşgul olduğum için liselere fazla emek verememiştim. Ama üç yıldır liselere oğlum Barış bakıyor. Büyük bir atılım yaptılar” dedi. İSTEK Vakfı okullarının tekrar eski günlerine döndüğünü de ifade eden Bedrettin Dalan, “Bir ara Fethullah Gülen cemaatine bağlı okullar çok iyi deniyordu. Bu sene bizim okullarımız Fethullahçı okulları solladı geçti. Hem de olimpiyat şampiyonu olan lisesini geçtiler” şeklinde konuştu.

  • Üniversitenin yönetim kurulunda 28 Şubatın mimarlarından ve bu kesime yakın birçok üst düzey asker bulunuyor.
  • Kampüsünde okuyan ve gidip gelen öğrenciler, haftanın farklı günlerinde devamlı askerlerin gidip geldiğine şahit olmuşlardır. Bedrettin Dalan’ın askerlerle yakın teması:

    17 Ağustos 2006 Perşembe haberde:
    1. Ordu Komutanlığı Selimiye Kışlası’nda düzenlenen devir-teslim
    töreni, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün karşılanması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.Devir-teslim törenine, yüksek rütbeli subayların yanı sıra İstanbul Valisi Muammer Güler, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, İSTEK Vakfı Başkanı Bedrettin Dalan ile aralarında Ali Koç ve Erdoğan Demirören’in de bulunduğu davetliler de katıldı.

  • Üniversite kurulduğu sıralarda, hafta içlerinde gece geç saatlere kadar balolar ve organizasyonlar düzenlenmiş bir eğitim kurumu düşünün.
  • Bunun yanında örneğin Dişçilik fakültesinde öğretim üyesi olarak kalmak isteyen öğrencilerin, masonik kuruluşlar olarak bilinen Lions ve Rotary kulüplerine üyeliği ve bu çerçevede aktivitelere, balolara, partilere katılması aleni olarak söylenmese de öğretim üyeleri tarafından gizli olarak öğrencilere koşulan bir şart
  • Üniversitenin açılışında bizzat Bedrettin Dalan’ın dindar kesime atfen “bu eğitim kurumlarından mezun olan öğrenciler onlara gününü göstereceklerdir” şeklinde

Üstteki listede yazılan bütün bilgiler şahit olduğum ve birebir yaşayan kişilerin ağzından dinlenilmiş mevzulardır. Üniversitenin mimari yönüne atfen nacizanebilgi.com adresinde bulduğum, yazdıklarımın tersi olarak nitelendirilebilecek bir mesajı alta ekliyorum. Burada Bedrettin Dalan’ın önce imara açıp sonra da kendi vakfına aldırdığı bir araziden bahsediliyor. Yeni şafak gazetesinin 2000 yılı temmuz tarihli (kampüsün resmi olarak açılmasından 1 buçuk ay evvel) haberine göre ise:

İstanbul’un eski Belediye Başkanlarından Bedrettin Dalan’ın Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı yaptığı İstek Vakfı’nın kurduğu Yeditepe Üniversitesi’nin inşaatı, mahkeme kararına rağmen İstanbul’un giderek azalan yeşilliklerini yok ederek sürüyor. İstanbul 2 No.’lu İdare Mahkemesi’nin 17 Ocak 2000 tarihli ve 1999/374 No.’lu kararı ile kampüs inşaatı hakkında “yürütmeyi durdurma” verilmesine rağmen, inşaat devam ediyor.

nacizanebilgi.com sitesinden alıntı:

bedrettin dalan’ın belediye başkanlığı döneminde orman arazisini imara açarak kurduğu vakıf tarafından satın almasıyla, başkanlığı bıraktıktan sonra da buraya üniversite yapmasıyla kurulmuş vakıf üniversitesidir. mühendislik ve tıp-diş bölümleri iyi olan gerisi hakkında yorum yapmak istemeyeceğim üniversitede eczacılık müzesi ve açık hava bitki müzesi gibi iki adet müze bulunmakla beraber binaların mimari düzeni selçuklu döneminden izler taşımaktadır. zira sanılanın aksine yukardan bakıldığında mason yıldızına felan benzemez, tamamen iftiradır. okulun içinde yer alan iki başlı şahin ise kadın-erkek eşitliğini temsil eder.
(antensiz kelebek, 28.5.2007 00:25)

Sonuç olarak Bedrettin Dalan, İstek Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi isimlerinin Ergenekon davası ile aynı sayfalarda anılması beni hiç şaşırtmıyor. Ama bu sayfada ifade edilen bilgiler iddia niteleğinde ifadelerdir. Başka bir yazıya kanıt olarak eklenebilecek bu kurumlar hakkında somut bilgilere dayalı olabilecek bilgiler değildir ama iddialar bunlardır ve aksi kanıtlanana kadar benim ve birçok kişinin gözünde bu kurumlar bu şekilde kalacaktır, kalmalıdır. Kapatmadan önce güzel bir okuma olabilecek Masonlar Ergenekon’un neresinde? yazısına bir göz atmanızı tavsiye ederim. Bu yazıda Bedrettin Dalan ile ilgili şu ifadeler ilgi çekici:

Açın onlara ait WEB sitelerini görürsünüz. Bunlara üye olan ASKER – SİVİL , kim olursa olsun ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİNİ korumaları , devam ettirmeleri mümkün değildir. Bu slaytları izlerken , evvelce gönderilen “SİON PROTOKOLLARI” ile beraber yorumlarsanız, nasıl bir sarmal içinde olduğumuzu anlarsanız. Hele Bedrettin DALAN gibi bütün Masonları etrafına toplayıp ben en büyük Atatürkçüyüm demesi gibi.

Categories : Genel,Yenişafak Tags :

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorum yapan siz olun.


Düşüncelerinizi bize yazın

(gerekli)

(gerekli)