Nur Serter her 10 yılda bir kendini yeniliyor
Nur Serter kimdir? yazımızın ikinci kısmı olarak, Nur Serter’in her 10 yılda değiştirdiği kabuğunu ve paradoksal geçmişini inceliyoruz. Ailesiyle, kendi kişisel geçmişiyle, siyasi hareketiyle ve bilhassa dini duruşuyla ilgili her adımda kafa karışıklığı oluşturan Nur Serter, karşımıza her bakımdan değişik birisi olarak çıkıyor. 1960, 1970, 1980, 1990 ve 2000′de laboratuarda kullanmak için kendisinden örnek aldığımız zaman her seferinde farklı bir Nur Serter olarak karşımıza çıkıyor. Buyrun siz de izleyin:
- Nur Serter 27 Mayıs 1960′daki askeri darbeye katılan subaylardan kurmay albay Emin Aytekin’in kızı. 27 Mayıs’ta İstanbul Örfi İdare Kurmay Başkanı olan Emin Aytekin, darbeci Talat Aydemir’le ilişkisi olduğu gerekçesiyle 1962′de ordudan çıkarılan subaylar arasında yer alıyor. Ayrıca ikili arasında akrabalık bağı da mevcut.
- Nur Serter, 1970′lerde İktisat’taki ülkücü akademisyen grubunda yer aldı. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün 27 Mayıs 1976′da Türkiye için en büyük tehlikenin Pantürkizm ve Panislamizm olduğunu vurguladığı demecine karşı yayınlanan bildiride Nur Serter’in de imzası var. MHP yanlısı Devlet gazetesinde yayınlanan bildiriye Tunca Toskay, Turan Yazgan, Celal Erçıkan ve Enis Öksüz’ün yanı sıra Prof. İhsan Süreyya Sırma ve Prof. Esat Coşan da imza attı. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybetmiş Coşan’ın Türkiye’de yaygın bir cemaatin lideri olduğu biliniyordu.
- Nur Serter 1980′li yıllarda Beyti Dost olarak anılan reenkarnasyoncu grubun “Sevgi Dünyası” adlı yayın organında yazdı. Ruh çağırma seansları düzenleyen grup, liderleri Dr. Refet Kayserilioğlu’nun ilahi mesaj aldığına ve olağanüstü güçlere sahip olduğuna inanıyor. UFO’ların 4. Düzen varlıkları olduğuna, dünyayı korumak için görevlendirildiklerine, bu görevin de Beyti Dost tarafndan, yani Dr. Kayserilioğlu tarafından verildiğini savunan grubun faaliyetleri geçtiğimiz yıllarda durduruldu. Nur Serter’in yazdığı Siyasal İslam’da Din Tekeli adlı kitabı Refah Partisi’nin kapatılması davasında kaynak olarak kullanıldı.Nur Serter, 30 yıl içinde kendisinin de büyüyüp geliştiğini savundu. EVET, O BENDİM Sabah yazarı Murat Bardakçı`nın köşesinde ortaya attığı iddiayla ilgili konuşan Serter, “O dergideki Nur Serter, evet benim. Ancak bunlar 30 sene önceydi. Benim ne o zamanlar ruhla filan alakam olurdu, ne de şimdi” dedi.
- Nur Serter 1990′lı yılların başında yurt dışındaki Türk çocuklarının ve gençlerinin “Türk manevi değerlerine ve ananelerine” göre yetiştirilmesi gerektiğini, onların yetiştirilmesinde Türkiye’ye bağlılıklarını arttırmak için “manevi” bağlılığın öne çıkartılmasını ön görüyor.
- Nur Serter sene 1997 zamanı geldiği zaman; sahte şeriatçı toplulukların, Aczimendilerin odak noktası olan İstanbul Üniversitesinin rektör yardımcısı olarak karşımıza çıkıyor. Başörtüsüne, İmam Hatiplilere, Refah Partisine karşı açılan cephenin en büyük savunucularından birisi oluyor. İstanbul Üniversitesini adeta Askerin bir kışlası haline getiriyor ve ünlü ikna odalarını kurup başörtülü kız öğrencilerin başlarını açmalarına ikna ediyor.
- Sene 2008. Nur Serter Ergenekon örgütüyle ilgili ilginç bir ilişkiler yumağının içinde karşımıza çıkıyor.-Nur Serter’in babası Emin Aytekin ne olduğu anlaşılamayan Encümen-i Daniş grubunun üyesi çıkıyor.
-Ergenekon terör örgütü davası kapsamında göz altına alınan Orgeneral Şenol Eruygur paşanın başkanlığını yaptığı Atatürkçü Düşünce Derneğinin (ADD) başkan yardımcılığını Nur Serter sürdürüyor
-Yine aynı dava kapsamında göz altına alınan ve hakkında araştırma yapılan İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu’nun yardımcısı Nur Serter.Nur Serter, ergenekonla ilgili her göz altından sonra ya basın açıklaması yaparak yada göz altına alınan kişilerin yakınlarını ziyaret ederek, CHP’nin bu göz altılarını kanunlara aykırı bulduğunu ve göz altındaki herkesin serbest bırakılmasını tekrarladı. Sonucunun ne olduğu belli olmayan ve mahkeme sürecinde bir davayla ilgili avukatlığa soyunmalarının arkasında ne yatıyor bilinmiyor.
Ergenekon iddianamelerinde adı da geçti:
Tape:3676 20.12.2007 tarihinde Fatma Nur SERTER ile görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında karşılıklı bayramlaştıktan sonra Nur SERTER`in “Sonra her bayram olduğu gibi bu bayramda size hediye verildi evet aynen öyle evet” “Bu yeni bir şey değildi ki ama yeni miydi?” dediği, Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Yeni bir şey değil canım bile bildiğim olay yani bunun soruşturma açtığı falan YÖK” “O soruşturmada da bir Paşa lüzumu Mahkeme verdi” “Anlayamamış konuyu sonra ne hikmetse son soruşturma kurulu beni mahkemeye vermiş nasıl olduysa sonra Danıştay`a gitmiş” “Bizde Danıştay`dan gelecek bizden şey isteyecekler savunma falan beklerken” “Beklerken Danıştay bozmuş lüzumu Mahkeme yapmış” dediği,Nur SERTER`in “Aradılar dimi Gazeteler” dediği,
Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Gazeteler beni arayan kimse yok” dediği, Nur SERTER “Beni aradı” dediği, Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Allah kahretsin Cumhuriyet bile” “Cumhuriyet bile yazmış orada söylesene birisini ya ayıptır be” dediği, Nur SERTER`in “Utanç verici” dediği, Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Kanal 7 anlamıyorlar mı Kanal 7 TGRT falan Haber Türk bayramdan soma bakalım madem öyle bizde çıkar konuşuruz söyledik ama” dediği, Nur SERTER`in “Vakit vakit aradı beni” “Tersledim kapadım telefonu yani haber yapacak bunların klasik taktiği bu yani aşağılık adamlann” dediği, Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Tabi bir taraftan 8`inci Dairede bize hayır dedi lüzumu Mahkeme şey Tasfiye karara yani her yönden her yönden incilerin gelişmesini” dediği, Nur SERTER`in “Tabi bundan soma artık hepten bitmiş vaziyetteyiz yani şimdi den soma” dediği, Kemal ALEMDAROĞLU`nun “Sen biraz Mecliste mücadele verirsin işte o kadar” dediği, Nur SERTER`in “Evet yani bir baksanıza Rektör şey YÖK Başkanı bilmem ne falan filan bitti yani Ağustosta soma bitti” dediği,
- Prof. Nur Serter’in kızı da İ.Ü. hanedanına katıldı. Çalışma Ekonomisi Ana Bilim Dalı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi personelden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Nur Serter’in aynı fakülteden mezun olan kızı Ebru Serter, burada asistan olarak göreve başladı. Ebru Serter’in fiili olarak asistanlığa başlamadan önce odasının hazırlandığı iddia ediliyor. Ebru Serter’in önce Çalışma Ekonomisi’nde göreve başladığı, daha sonra annesi tarafından başka bir bölüme kaydırıldığı belirtiliyor.
- Nur Serter’in ‘Dinde Siyasal İslam Tekeli’ adlı kitabı da bayağı ilginç. Şimdilerde piyasada bulunmayan kitapta ‘Atatürkçü’ kesim de sorgulanıyor ve pek işitilmemiş ‘çözümler’ öneriliyor. Şöyle diyor Nur Hanım: “Ne din, ne Atatürkçülük olarak tanımlanan dar kalıplar, Türkiye’nin sorunlarını çözümlemeye yetmiyor. Her ikisi de kendi dönemleri içinde gerçekçi, tutarlı, ilerici, yenilikçi… Her ikisi de ait olduğu dönemin toplumsal sorunlarına çözüm getirmiş, toplumu yeniden yapılandırmış. Ancak zaman hızla akarken, toplum değişmiş, sorunlar farklılaşmış, sosyal ve ekonomik ilişkiler çeşitlenmiş, ortaya ihtiyaçlara cevap veren yeni kurumlar çıkmış.”
Kaynaklar:
1- Nur Serter kimdir?
2- Ergenekon İddianamesi 1345-1355. sayfalar

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış, ilk yorum yapan siz olun.