Dağda BDP şehirde CHP – “Kavga Edin”
Dünkü açıklamalarla CHP’nin seçimlere ve referanduma nasıl baktığı ve halkın demokratik haklarını nasıl değerlendiriklerini çok açık ve net ortaya koydu. Dün misafir olduğu bir düğünde eline mikrofonu geçiren Berhan Şimşek, “gerekirse sandık başında kavga edin, nezarate düşün bu kardeşiniz bundan önce birçok kez nezarete düşmüştür, birşey olmaz” diyerek yandaşlarından coşkulu bir alkış aldı.
Türkiye’nin Doğusunu elinde silahlarla, molotoflarla, keleşlerle baskı altına almış ve Kürt vatandaşlarımızın haklarını oy kullandırtmamak suretiyle gasp eden PKK / HPG, Türkiye’nin Batısını ve sahil kentlerini “gerekirse kavga edin, rezalet çıkartın, pislik yapın” diyen CHP iki taraftan kuşatmış durumda.
CHP’yi uzun süre bilen ve tanıyanlar onların nasıl bir zihniyette olduğunu, kendileri hakkında birşey dendiği zaman nasıl kavga, dövüş ve ahlaksızlıkla cevap verdiklerini yakınen bilirler.
Örnekler mi?
CHP’nin her kurultayında sandalyeler, yumruklar havada uçmaz mı?
CHP’li bir belediye başkanı veya parti başkanına bir eleştiri yöneltildiği zaman hemen kavga başlatıp karşısındakini yumruktan iflahını kesilinceye kadar dövmezler mi?
CHP Avcılar Belediye başkanını, başörtülüleri rahibeye benzettiği afişler ardından eleştiren vatandaşları belediyenin önünde yumruklayarak dövmediler mi?
Daha evvelsi gün, bayramın ilk gününde, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bulunduğu alanın yakınından geçen bir AKP aracına yumruk ve tekmelerle saldırmadılar mı?
Bu örneklerden en az yüzlerce verip bu listeyi kitaplara dökmek mümkün. Biz buna kısaca “CHP ZİHNİYETİ” diyoruz.
Kaynak: Akşam Gazetesi / Elma Haber
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, referandum öncesi Bayrampaşa’da bir düğün salonunda partililere hitap etti. Berhan Şimşek, konuşmasında partililere şöyle seslendi:
“Öyle alkışlamak ile kalmayın, dışarıya çıkın ve çalışın. Ve sonra seçim günü ‘ben görevli değilim’ deyip de kenarda durmayın. Sandık başlarında görevli olacak ya da olmayacak CHP’lilerin 2 değil, 4 değil, tam 32 gözü olması gerekiyor.
Gerekirse kavga edin. Bir gece nezarette kalmaktan bir şey olmaz. Çok uzun geceler kalmış bir arkadaşınız olarak söylüyorum bunu.”
Son Referandum Anketi: %56.8 EVET %43.2 HAYIR
Aydın Doğan’ın ve Doğan Grubunun hoşuna gitmeyen referandum anketinin sonuçları KONDA tarafından açıklandı. Bu açıklamalara göre, 38 ilde yapılan değerlendirmelerde %55 EVET çıktı.
KONDA’nın resmi anket raporuna ulaşmak için lütfen altta verdiğimiz linke tıklayın:
http://www.konda.com.tr/html/dosyalar/100909_KONDA_12_Eylul_Halkoylamasi_Aciklamasi.pdf
Kaynak: Elma Haber – Son Referandum Anketi
2007 Milletvekili Genel Seçimleri sonuçlarını en doğru tahmin eden araştırma şirketi KONDA, Doğan Grubu‘nun isteğiyle referandumun hemen öncesinde bir anket yaptı. Doğan Grubu, çarpıcı sonuçlar ortaya çıkaran ankette ‘evet’ oylarının son düzlükte yüzde 55′i aştığını, ‘hayır’ oylarının ise yüzde 43′e gerilediğini öğrenince anketi yayımlamaktan vazgeçti.
Eski bir CHP’li olan Tarhan Erdem’in araştırma şirketi olan KONDA, 38 ilde yaş ve sosyal sınıflara göre 2 bin 767 kişi üzerinde referandum anketi yaptı. Çalışma, Haziran ayından itibaren her ay düzenli olarak gerçekleştirildi. Referandum’da ‘evet’ oyu kullanacağım diyenlerin oranı haziran ayında yüzde 53.3, temmuzda yüzde 53.8 ağustosta ise yüzde 54 olarak belirlendi. ‘Hayır’ oyu vermek için sandığa gideceklerin oranı ise haziranda yüzde 46.7, temmuzda yüzde 46.2, ağustosta ise yüzde 46 olarak tespit edildi.
Antalya Belediyesinin HAYIR Terbiyesizliğine SON
Antalya Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın başlattığı terbiyesizliğe Antalya Valiliği el koydu. Valiliğin yaptığı açıklamada, her türlü mesajın altına büyük puntolarla HAYIR yazdıran belediye başkanı uyararak bu afişlerin kaldırılmasını temin etti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin toplumda yaşanan çeşitli sorunlarla ilgili sosyal duyarlılığı artırmak amacıyla hazırladığı ve altında büyük puntolarla ‘hayır’ yazan afişlere Valilik el koydu. Antalya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi’ne yazdığı yazıda, asılan afişlerin 12 Eylülde halk oylamasına sunulacak anayasa paketi için yapılacak referandumun propaganda yasağını ihlal ettiğini gerekçe göstererek, afişlerin kaldırılmasını istedi. Valilik ayrıca yazıyı savcılığa da ileterek takip edilmesini istedi.
Antalya Valiliği, Ak Parti Antalya İl Başkanlığı’na da yazı yazarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya mitingi nedeniyle asılan ‘Başbakan geliyor Antalya evet’ diyor afişinin de kaldırılmasını istedi.
AK Parti İl başkan Yardımcısı Mustafa Köse, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Valiliğin afişlerin kaldırılmasına ilişkin yazısının kendilerine ulaştığını belirterek, ”Biz afişleri kaldırmaya başladık. Arkadaşlarımız afişlerin hepsini kaldırıyor. O afişlerle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya’ya gelişini duyurmuştuk. Afişteki ‘evet’ yazısı nedeniyle bu uyarıyı aldık. Sıkıntı yok, afişler kaldırılıyor” dedi.
Köse, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bilboardlara astırdığı ‘hayır’ yazılı pankartların da toplanmasını beklediklerini söylerken, ”Bu referandum sürecini manüple etmeye yönelik bir girişimdir. Bu afişlerin acilen toplanmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörlüğüne bağlı İletişim ve Tasarım Merkezi’nce hazırlanan yaklaşık 200 afiş, kentin çeşitli noktalarındaki bilboardlara asılmış, afişlerin üst bölümünde, uyuşturucu kullanımı, çevre ve gürültü kirliliği, doğa tahribatı, su israfı, enerji israfı, şiddet, orman yangınları gibi pek çok soruna yönelik vurgu yapılırken, afişin alt bölümünde ise büyük puntoyla ”hayır” yazısı yer alıyordu.
Kaynak: Nethaberci.com
Antalya’da ‘evet’çi ve ‘hayır’cı afişler kaldırılıyorhttp://nethaberci.com/sondakika-siyaset-haberleri/antalyada-evetci-ve-hayirci-afisler-kaldiriliyor-39304.html
Sezen Aksu Sokak ve Gerçek CHP’liler
Malum Sezen Aksu referandum için “EVET” oyu vereceğini ve demokratik açılıma destek vereceğini belirtti. Bunun akabinde BAZILARI için yer yerinden oynadı, İzmir’in Görgüsüz ilçesinin, Görgüsüz sokağının, Görgüsüz sakinleri; sokaklarının isminin “Sezen Aksu sokak” olmasından çok rahatsız olduklarını bunun acilen İzmir belediye başkanlığı tarafindan düzeltelmesi için aralarında imza toplayıp bu dilekçeyi de İzmir Belediye başkanına ilettiklerini medyaya aktardılar.
CHP zihniyetinin “bizden olmayanı öldürün, yok edin” anlayışının tam bir tezahürü olan, EVET diyor diye bir daha adres verirken “Sezen Aksu sokak” yazamayacak kadar kinleri ve nefretleri tepelerine çıkmış vatandaşlar, çarşaf çarşaf imza toplamış.
Bu bir terbiyesizlik değilmiş gibi CHP’li İzmir Belediye başkanı Aziz Kocaoğlu şu açıklamayı yapıyor: “Aksu’ya tepki doğaldır.”
Milliyet’in haberinde:
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise bugüne kadar hiçbir adı değiştirmediğini belirterek, “Yeni cadde ve sokaklar Büyükşehir Belediyesi yetkisindeyse Büyükşehir, yoksa ilçe belediyesi ad koyar. Ama, benim bakışım, görüşüm ve benimsediğimiz ilke kararı bugüne kadar konulan isimlerin nedeni ne olursa olsun kesinlikle değişmemesi doğrultusundadır. Bana gelirse, Meclis’e bile havale etmem. İsim değiştirerek ülke bir yere gelemez. Sezen Aksu’ya tepki ayrı bir şekilde gösterilebilir. İsim değiştirmenin tepki olacağına inanmıyorum” diye konuştu.
İşte Aziz Kocaoğlu başta olmak üzere, ideolojileri bir olmayan kişilere olan tavırları ve yaklaşımları bu şekilde bu insanların. Kendilerini bu vatanın ve milletin tek sahipleri, gardiyanları olarak görüp kendilerinden ayrı düşünleri yeri gelir başörtülerinden yerlerde sürürler, yeri gelir ramazanda oruç tuttuklarını bile bile odalarına çağırıp çay içirip oruçlarını bozdururlar, yeri gelir karısıyla birlikte içkili balolara davet edip dans edip vals yapmlarını temin etmeye bu şekilde hem asimile etmeye hem de gerekirse dışlamayı tercih ederler.
Medyaya hem imzalarını gönderip hem de Kardelenler projesinin sahibi, İslam diniyle hayatı boyunca mücadele etmeyi kendisine bir görev edinmiş Türkan Saylan ile Sezen Aksu’nun savunmadığıyla ilgili suçlamalarda bulup her delikten çıkan Fazıl Say’ı da bu ifadeden yoksun bırakmamışlar.
“Fazıl Say’a Türkan Saylan’a yapılan haksızlıklara karşı tepki vermeyen, sokağımıza ismi verilen Sezen Aksu’nun isminin kaldırılmasını demokrat İzmirliler olarak istiyoruz.”
Verdikleri dilekçede
“Ülkemizin içinde bulunduğu “VARLIK-YOKLUK” savaşında, bu hanım ciddi bir “UMURSAMAZLIK”, “DUYARSIZLIK” içinde büyük bir “AYMAZLIK” göstererek siyasal iktidarın yandaşı olduğunu ilan etmiştir. Bizler, DEMOKRAT İZMİRLİLER olarak sokağımızın adının değiştirilmesini arz ve rica ederiz.”
ifadelere yer veren 145. Sokak sakinlerinin isimleri:
- Berrin Ergüç
- Ayşe Yücesoy
- Emre Yelkenci
- Ece Özaktuğ
- İlksen Türkkan
- Serdar Balcıoğlu
- Berk Balcıoğlu
- Yaprak Balcıoğlu
- Erdem Ekşi
- Ayşe Yücesoy
- Berrin Ergüç
- Uluğ İlve Yücesoy
- Mehmet Durmuş
- Nilgün Bordalı
- Tülay Ertuğ
- Ezgi Çetin
- Fatih Yücesoy
- Yılmaz Çalışkaner
- Gözde Egemen
- Taner Egemen
- Taner Kaptanoğlu
- Kadriye Kaptanoğlu
- Bahattin Kaptanoğlu
- Ruhan Namlı
- Muazzez Öcal
- Seher Balcı
- Fehmi Yücesoy
- Nebahat Şafak
- Nalan Yılmaz
- Emine Aslan
- Zekiye Türksert
- Engin Yılmaz
- Sebahat Karaköprü
- Ali Ekşi
- A.Güzin Ekşi
- Handan Çorum
- Doğay Ünsal
- Nevin Soyer
- Nevir Gürler
- Atay Savaş
Mustafa Akaydın ve Hayır Terbiyesizliği (editörial)

2 hafta önce Antalyadaydık. En son 2007 senesinde gittiğimde, karşımda resmen bambaşka bir şehir bulmuştum. DYP’li eski belediye başkanı Hasan Subaşı’nın her seçim zamanı yoldaki kaldırım taşlarını bozup yeniden yapmasından sonra böyle birşey Antalya için çok yeniydi. Şehir girmiş olduğu alt yapı – üst yapı, köprüler, yollar günlerini yeni CHP’li belediye başkanı Mustafa Akaydın’ın seçilmesiyle birlikte bitirmiş ve artık aristokrat bir Belediye başkanının “sosyal faaliyetler” eşliğinde dinginliğine bürünmüş. Antalya Belediyesi websitesine girdiğiniz zaman CHP’li kadın kollarının faaliyetlerinden, Mustafa Akaydın’ın hangi sosyal faaliyetlere katılacağından envai türlü “sosyal faaliyet” bulmak mümkün.
Şehre geldikten sonra eskiden yeniden dostlarla oturduk Antalya’yı ve yeni belediye başkanını çekiştirdik biraz. Konuştuğum arkadaşlar Mustafa Akaydın’ın devamlı AKP hükümetinden hiç destek alamadığını, bir önceki dönemin borç batağını temizlemeye çalıştığı mazeretine dayandığını anlattılar. CHP’nin Türkiye’ye bir yarım asır da ne yaptığını bildiğimiz için çok şaşırmadık, doğrudur haklıdır deyip geçtik.
Sahiliyle, manzarasıyla, doğasıyla bizi büyüleyen Antalya’nın sokaklarını turlamaya başladık. İlk önce Altınkum taraflarında “Gürültü Kirliliğine HAYIR – Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın” şeklinde bir reklam panosuyla karşılaştık. Herhalde o çevrede çok gürültü oluyor ve Antalya Belediyesi bununla ilgili bir kampanya düzenliyor diye düşündüm. Ne kadar safım değil mi? CHP’nin şark kurnazlığı ve Mustafa Akaydın gibi akademik hayatında dahi ne kadar politize olduğu ve nasıl sadece kendi ideolojisine sıcak gelenleri desteklediğini unutmuşuz.
Biraz daha devam ederken başladı sırayla,
- Orman Yangınlarına HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Enerji İsrafına HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Şiddete HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Hava Kirliliğine HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Trafik Terörüne HAYIR- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydın
- Anaların Gözyaşlarına hayır- Antalya Belediyesi Mustafa Akaydınve en aşağılığı
- Ramazanınız HAYIRlara Vesile olsun
her tarafta HAYIR diye büyük puntoyla yazıları görmeye başladıkça, Mustafa Akaydın ve beyin yıkamasıyla ünlü CHP zihniyetinin kendince yeni bir oyun içinde olduğuna şahit oldum. Mustafa Akaydın gibi tabiri caizse mürekkebi kavanozla içmiş bir adamın bu kadar küçülebilmesi ve aşağılık bir pazarlığın içine düşmesi tek kelimeyle iğrendirici idi. Bu bayağılığı ve basitliği AKP’li herhangi bir belediye başkanı yapsaydı parti encümeninden, parti genel sekreterine kadar hepsi brifingler ve basın açıklaması yapıp bunu AÇIK AÇIK kınamaya çalışırlardı.






