Hürriyet, Milliyet ve Vatan Öğrenci Yurdu Haberini Çarpıttı
Bugün yine manşet manşet kız yurdundaki bir öğrencinin, yurt görevlileri tarafından bakire olmadığı söylenerek ailesine teslim edildiği haberleri yazıldı. İki tane yurt görevlisinin kızın, boynunda ve vücudunda kızarıklıklar olduğunu bahane ederek, kızın bekaretini yitirdiğini ailesine şikayet edip yurttan alınmasını istedikleri söylendi. Zaman gazetesi bu durumu muhabirleriyle araştırdı ve olayın bambaşka olduğu ortaya çıktı. Bilirsiniz büyüklerimizin hep tavsiye ettikleri bir hal vardır. “Hayırda birbirinizle yarışınız” şeklinde, Hürriyet, Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet gazeteleri resmen birbirleriyle yalan haber de ve iftirada yarışıyorlar.
Haberin gerçekleriyle yazılmış halini buyrun:
İstanbul’da bir kız öğrencinin disiplinsizlik nedeniyle özel bir yurttan çıkarılması, medya tarafından ‘bekaret testi’ istendiği iddiasıyla kamuoyuna yansıtıldı. İddialara konu olan kız öğrencinin ‘arkadaşlarını ölümle tehdit ettiği’ gerekçesiyle yurttan ilişiğinin kesildiği anlaşıldı.
Cumhuriyet Gazetesi‘nin ilk olarak yayınladığı ve Hürriyet ile Milliyet Gazetesi‘nin de internet sitesinde yer verdiği ‘bekaret testinin’ ise yurdun isteği ile değil babanın zoruyla alındığı ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre olay şöyle gelişti. Ceren G. isimli kız öğrenci bu öğretim yılı başında üniversite sınavını kazanarak Özel Aydın Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’ne kayıt yaptırdı. Ailesi Aydın’ın Çine ilçesinde oturan öğrenci, Özel Emel Yüksek Öğretim Kız Öğrenci Yurdu’na kayıt yaptırdı. 16 Kasım 2008 Pazar akşamı yurda dönen kız öğrencinin dudağında, boynunda ve yanağında morluklar olduğu fark edildi. Kız öğrenciye bir şey söylemeyen yurt yönetimi babası Yusuf G’ye olayı anlatarak kendisini İstanbul’a çağırdı. Ancak baba yurt yönetiminin ısrarlı isteğine rağmen ilk etapta İstanbul’a gelmedi. Oda arkadaşlarına göre Ceren G. morlukları erkek arkadaşının yaptığını söyledi. Kız öğrenci, morluklar hakkında çok soru soran bazı yurt arkadaşlarını da ölümle tehdit etti. Öğrenciler kendilerine yapılan tehdidi içeren şikayet dilekçesini yurt yönetimine yazılı olarak iletti. Bu gelişme üzerine babayı yeniden arayan yurt yönetimi beklemedikleri bir tepkiyle karşılaştı. Baba Yusuf G. İstanbul’a geldiğini ve kızına bekaret raporu aldığını belirterek kızının arkadaşları ve yurt yönetimine hakaretler savurdu. Aynı gün akşam saatlerinde Ceren G. de avukatı olduğunu söylediği bir erkek şahısla yurda geldi.
Avukat olduğunu söyleyen şahıs, yurt yöneticilerine “bekaret testi” istemenin insan haklarına aykırı bir durum olduğu ifade etti. Böyle bir taleplerinin olmadığını söyleyen yurt yöneticileri bunun Ceren G’den de sorulmasını istedi. Kız öğrenci de bekaret testini yurt yöneticilerinin değil, babasının istediğini anlattı. Yurt yönetimi gerekirse bekaret testinin babanın zoruyla alındığını rahatlıkla ispatlayabileceklerini ifade etti. Yurt yöneticileri babanın tehditlerinin devam etmesi üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
Küçükçekmece Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de gerekli başvuruları yapan yurt yöneticileri haklı bulundu. Ceren G’nin 48 saat içinde yurttan ayrılmasını öngören resmi tebligat hazırlandı. Bir gün sonra kızı ile bilikte yurda gelen baba Yusuf G. tehdit ve hakaretlerde bulunmaya başladı. Bunun üzerine yurda polis çağrıldı. Yurt yöneticileri polise Ceren G. ile ilgili resmi evrakları gösterdi. Polis ise kız öğrencinin yurtla ilişkisinin disiplinsizlik nedeniyle kesildiğini hatırlatarak ailesinden eşyalarını toplamasını istedi. Bu karar üzerine baba, “Bu işin sonu cinayetle bitecek.” şeklinde tehditte bulundu. Baba ve kızı yurt depozite parası ve diğer evraklarının teslim edilmesinden sonra yurttan çıkarıldı.
Hürriyet, Milliyet ve Vatan Gazeteleri internet sitelerinde haberi şu manşetlerle duyurdu:

Kaynak: Hürriyet, Milliyet ve Vatan yine çarpıttı

Hürriyet ve Milliyete Başbakanlıktan yalanlama
Konu Doğan grubunun iki tazısı Hürriyet ve Milliyet olunca, sözler yalan ve yanlı haberden şaşmıyor. İngilizcede kullanılan “last but not least”, “sonuncusu ama en az bundan öncekiler kadar önemli” manasında kullanılan tabir gibi Hürriyet ve Milliyet’in en son yazdıkları çarptırılmış haber ama en az bundan öncekiler kadar önemli. Çamur at izi kalsın şeklinde yaptıkları ve ön yargılı zihinlerde leke bırakan bu haberlerle Hürriyet ve Milliyet başarılara imza atıyor mu, bizce başarılı oluyor. Çünkü yalan yaptıkları haberleri internet sitelerinin ana sayfalarından veya gazetelerinin manşetlerinden duyururken, bu haberlere verilen cevapları ya 3-4 sayfadan veya internet sitelerinin dibinden köşesinden yayınlayarak, kirlettikleri zihinleri temizlemiyorlar. Buyrunuz haber şu şekilde:
Bugünkü Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde bir muhabirin Başbakanlık akreditasyon kartının yenilenmemesi, çarpıtılarak sunulmuştur.
Hürriyet gazetesi, akreditasyon uygulamasının başladığı 2005 yılından beri ilan edilmiş bulunan “Başbakanlığın düzenli izlenmesi” kriterinin yeni getirildiğini iddia etmiştir.
Milliyet gazetesi ise, tek taraflı haberinde, Başbakanlığın “Akreditasyon açıklaması’nda ayrtıntılara girilmeden bütün ihlalleri kapsayan genel gerekçe olarak ‘ilan edilen objektif kriterlerin açıkça ihlal edildiği’ hususu belirtilmiş olmasına rağmen, bu gerçek yok sayılmış, ‘düzmece haber ve fotoğraf’ gibi özel vakalara atıflı gerekçe, genel gibi gösterilmiştir.
Gerek kriterlerin yer aldığı akreditasyon duyurusu, gerekse Milliyet’in haberinde atıfta bulunulan ‘Akreditasyon açıklaması’ndan ilgili ifadeler, hiçbir yanlış anlamaya mahal bırakmayacak şekilde açıktır.
Ayrıca, ilk akredite edildiği 2005 yılından itibaren Başbakanlığı düzenli olarak izlemediği açıkça görülen bir gazete ve muhabirinin neden ‘sürekli akreditasyon kartı’na ihtiyaç duyduğu, anlaşılamamaktadır.
Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin tek yanlı ve gerçekleri çarpıtan haberlerinden anlaşıldığı üzere, akreditasyon duyurusu ve ilgili açıklamaların okunmamış ya da bilinmemiş olması, hiç bir şekilde geçerli mazeret olamaz.
Kamuoyumuzun doğru bilgilendirilmesi amacıyla ‘akreditasyon duyurusu’ ve ‘akreditasyon açıklaması’ndan ilgili ifadeler ile sözkonusu gazete haberlerinin küpürlerini dikkatinize sunuyoruz.
Kaynak: Yine Doğan grubu, yine yalanlama!

