Uçakta namaz, bir türk kadını ve KAZA Müessesi

Yazan: Gazeteler 4 Haziran, 2009

Hürriyet Gazetesi yazarı “Yalçın Bayer” in köşesinde, “uçakta namaz” başlıklı bir yazı yayınlandı. Çok ilginçtir bu köşelerde hiç “başörtülü öğrencilerin başörtülü çıkartılıp yerlerde sürüldü”, “dindar kesim yurt dışındaki üniversitelere sürüldü” gibi haberlere yer verilmiyor. Neyse, Hürriyettir ne yapsa yeridir diyelim ve o kısmı bir kenara bırakalım.

Muhterem türk kadını, çok bilgili din alimi  Zeynep Uluant, uçakta namaz kılan bir grup insana denk gelmiş ve yemeyip içmeyip bunu Yalçın Bayer’e bildirmiş. Kendisinin ifadeleriyle:

Bir Müslüman Türk kadını olarak düşünüyorum. İslamiyet’te seferilik diye bir kavram ve bir kaza müessesesi vardır. Bütün bunlara rağmen uçakta namaz kılınmaz mı, elbette kılınabilir ama etrafı rahatsız etmeden sessizce… Zira İslamiyet’te ibadetin gizli olanı makbuldür. Üstelik namaz ayetleri Kuran-ı Kerim’den olduğu için abdestsiz ya da başka meşguliyetler arasında dinlemek uygun değildir. İşte tabir-i caizse bu ham softalar bizi abdestsiz Kuran dinlemeye mecbur etmişlerdi.

Şimdi bu sevgili Müslüman Türk kadını Zeynep Uluant’ın ilim karanlığına bir ışık yakalım. Peygamber efendimiz (s.a.v.) seyahet esnasında, örneğin deve üstünde giderken, namaz kılmış mıdır? Yoksa yahu ben bu namazı geçiriyim nasıl olsa “kaza müessesi vardır” sonra kılarım mı demiştir?

Peygamber efendimiz (s.a.v.) Hendek savaşı esnasında, ölüm kalımla mücadele ederken, kılıçlarla, mızraklarla boğuşurken, farkında olarak veya olmayarak, namazı kazaya bırakmışlardır. Yani bilinçleri yerindeyken (uyku hali ve sabah namazı kastedilmiyor) 1 kez, o da savaş esnasında namazı kazaya bırakmışlardır.

Şimdi bu durumu, “kaza müessesi vardır” diyerek yorumlayan Müslüman Türk kadınına ve Yalçın Bayer kişisine takdim ediyoruz.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...
Categories : Genel, Hürriyet Tags :

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış, ilk yorum yapan siz olun.


Düşüncelerinizi bize yazın

(gerekli)

(gerekli)